Türk Hava Yolları’na dair

Winglet on Turkish B737-800

Image via Wikipedia

Flag carrier, yani ulusal hava yolu kuruluşumuz Türk Hava Yolları hakkında seyahat aracı olarak uçakları da kullanmak durumunda kalan hemen herkesin bir fikri vardır. Yıllardır,  benim de arada bir bu kuruluşla uçmam sonucu edindiğim deneyimler ışığında düşüncelerim oldu.

Bu deneyimlerim son yıllarda ben de hiç pozitif etki bırakmadığı için THY ile uçmak zorunda kaldığımda artık tüylerim diken diken oluyor. 

THY’nin son global krizden sonra büyüdüğü, Avrupa’nın en büyük ve güvenilir taşıyıcılarından biri durumuna geldiği falan söylenir. Rakamlara bakılırsa bunlar doğru gibi duruyor. Ancak, büyüklük ve güvenilirlik sadece rakamlara bağlı değildir.

Türk Hava Yolları’nın dışarıdan görünen gösterişli havasının altında bir yıkıntı ve düzensizlik yatmaktadır. Kasım ve Aralık ayındaki uçuşlarımda bu duruma dair son deneyimlerimi yaşadım. Bu deneyimlerimi THY yönetimine bir şikayet dilekçesi ile bildirmek gibi safiyane bir tutum içerisinde olmayacağım; çünkü alacağım yanıtı biliyorum: ” Star Alliance üyesi olan  kuruluşumuzda….bla bla bla…..önem verilmektedir…bla bla bla…operasyonel nedenlerle…bla bla bla….olabilmektedir..bla bla bla….karşılaştırıldığında bu durumlar istatistiksel olarak bla bla bla… ne yazık ki..bla bla bla…üzgünüz…elimizde olmayana nedenlerle…bla bla bla….deneyimli personelimiz….bla bla bla…güvenilir kuruluşumuz..bla bla bla…sürekli denetimlerimiz….bla bla bla..siz sayın yolcularımızı mağdur etmemek için…bla bla bla…..herşeyi bla bla bla….prosedürlerimize göre…bla bla bla…yoğun trafik…..bla bla bla….hava koşuları bla bla bla….bağlantılı uçuşlarda bazan…bla bla…….”

Müşterinin karnı mazerete toktur. Müşteri hizmet ister, alamayınca da mazeret dinlemek istemez.

Kasım ayı sonunda İstanbul aktarmalı olarak Konya‘ya uçmak için İzmir hava limanına gittiğimde, 17:00 uçağının henüz İstanbul’dan bile havalanamadığını, gelişmeleri daha sonra bildireceklerini söylediler. Neyse, sonunda bu uçak geldi ve 18:15 gibi İzmir’den havalanbildik. Geçen süre zarfında, benim İstanbul’da bir gece konaklamam ve ertesi sabah 07:10 İstanbul Konya uçağında yerim için düzenlemeler yapıldı. Eh, hiç yoktan iyi… Bir saat gecikmeli bile olsa, Konya Seydişehir’deki programıma yetişebileceğim için sesimi çıkarmadım artık. Ayrıca, çıkarsam da ne olacak? Kapı gibi “operasyonel sebep” var dı ortada.

Ne güzel, ne hoş bir şey bu “operasyonel nedenler”. Özellikle benim gibi yaşamı operasyonlarla geçen birisi için.

THY, sen uçaklarını ne zaman zamanında uçurmayı becereceksin?

İstanbul’a 19:30 da indik. 16 numaralı bankoya gidip genç hanımlara başvurduk. Ertesi günkü uçuş için biniş kartlarımızı aldık. Benim gibi bekleyen 15 kişi  daha vardı, ki bunların tamamı değişik hatlardaki uçuşlarına yetişemedikleri için (elbette operasyonel nedenlerle!) o gece THY tarafından konaklatılacaklardı. Saat 20:30 a kadar koyun gibi bekledikten sonra nihayet servisin geldiğini ve otele transfer edileceğimizi bildirdiler.  Kuzu kuzu terminal binasının önüne yürüdük ve orada bekleyen bir midibüs’e bindik. Meğer bu da bir taşeron hizmeti imiş. Bizi araca götüren iki adet gencecik THY yer görevlisi ile aracın şoförünün 15 kişiyi araca bindirmesi ve sayması tam 15 dakika sürdü. Ellerinde kargacık burgacık elle yazılmış bir isim listesi, bir türlü sayılamayan ve liste ile karşılaştırılamayan yolcular…Liste 2-3 kez kamyon şoförüne benzeyen kişi ile THY çocukarının arasında gitti geldi…Yolcu sayısı 13 ile 15 arasında gidip geliyor sürekli. Sonunda ben dayanamayıp neden saymayı bir türlü beceremediklerini sorunca 15 de karar kıldılar artık. Kapı kapandı ve aracın motoru inleyerek çalıştı, yola çıktık.

THY’nin, operasyonel nedenlerle uçaklarını kaçırttığı yolcularını konaklattıracağı otele geldik saat 21:00 geçerken. Aksaray’da, iç ve karanlık sokaklardan birinde, değişik ülkelerden kadınların da kendi özel mesailerini yaptıkları bir otele bizi attılar. Kadınları da gördüm zaten… THY  yolcularına çok değer verdiği için,  fahişelerin de iş yaptığı bir otelde konaklama hizmeti ayarladığı gibi, akşam yemeğini yediğimiz de yemek  bedellerinin de yolculara havale edildiği ortaya çıktı. Gerçi bu lafı edilecek bir para değil, ama, hizmet anlayışına bakar mısınız?  Sen insanları zamanında uçurmayı becereme, sonra bunları al götür hayat kadınlarının da iş yaptığı bir otele at, yemek de yedirme! 

Ertesi sabah 05:00 da otelin kapısına indim ki toplam 25 kişi var ve 13 kişilik tek servis var ortalıkda! Bu da elbette gene taşeron hizmeti. Telefonlar falan, şoför bir başka servis daha ayarladı ve ilk grubu araca doldurdu. Bu araç, dünkünden de berbat, ama olsun, sonunda alan gidiyoruz işte!

Konya’dan İzmir’e dönüş ise daha komik ve çok can sıkıcı şeylerle geçti. O da aşağıda.

Reklamlar

About Selçuk Aytimur

Yolun yarısını geçeli çok olmakla birlikte, bana hiç öyle gelmiyor daha
Galeri | Bu yazı Seyahat içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to Türk Hava Yolları’na dair

  1. Ümit dedi ki:

    Ellerinize sağlık çok güzel dile getirmişsiniz.

    Malesef bizim ülkemizde insana verilen değer ortada…

  2. ISIK KONT dedi ki:

    Sevgili Selcuk,
    Senin THY yollari ile yasadigin macerayi okuyunca aklima 2008de yasadiklarimiz geldi. Londra-Heathrow havalaaninin “sivi bomba” ihbari ile kapatildigi gun biz ucak icinde Istanbuldan Londraya ucmayi bekliyorduk. Nedensiz uc saat beklemenin ardindan tum yolcular ucaktan cikarildi, detay verilmeden Londra havaalaninin tum ucuslara kapatildigi bu nedenle yolcularin otele goturulecegi soylendi. Seninkinden farkli olarak gayet duzenli ve rahat bir sekilde, konforlu otobus transferiyle Yesilkoydeki denize nazir 4-5 yildizli bir otelde kendimiz bulduk.
    Oteldeki iki gunluk zorunlu konaklamamizda kahvalti-ogle yemegi ve aksam yemegi servisleri ucretsiz saglandi. Konaklayan yolcular diger havayollari araciligi ile birer ikiser otelden alinip gidecekleri yerlere gonderildi.
    Iki gun sonunda Londra Heathrow ucuslara acildiginda benim ise cocugunda okula yetismesi gerektiginden bize oncelik verildi. Ucaga bindigimizde gorduk ki supriz bir sekilde biletlerimiz “Business Class” olarak degistirilmis. Biz bu sayede en konforlu Istanbul-Londra-Phoenix ucusumuzu gerceklestirdik.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s