Türkiye’den Kalite Manzaraları 5: Kalite Derneği İzmir Şubesi…Sıkıntılar ve Bureau Veritas

Kalite Derneğinin İzmir’de bir şubesinin kurulması fikri ilk kez Selim Güven tarafından ortaya atıldı. İlk şube olacaktı bu. Daha önceki yazılarımın birinde bahsettiğim gibi Manisa organize sanayi bölgesindeki fabrikaların yöneticileri ile düzenlediğimiz toplantılardan birine katılmış ve arkasından da bu fikri ortaya atmıştı. “Ortaya attı” derken, gülen yüzü ile bana dönüp neden böyle bir şeyi yapmadığımızı sordu. O sorunca, ben de tamam dedim ve bir gayretle toplantılarımızın odak noktasını değiştirdik biraz. 1992 veya 1993 yılı olmalı, belki de 1994, tam anımsamıyorum.

Dernek şubesi kurmak kolay, gerekli organları belirle, bu organlarda göev alacak isimleri belirle, dernek yönetimi onaylasın ve şube için harekete geçilsin, yasal izinler alınsın…Ancak, kerşey  bu kadar basit gelişmedi tabii. Şubenin yönetiminde görev alacak arkadaşları belirlemekte güçlük çektik, bırakın şube merkezinin nasıl olacağı (bina, ofis, iletişim kolaylıkları, daimi bir görevli vs…) gibi konuları halletmeyi. En başta, şube kuruluş çalışmalarına yön vermeye çalışan ve kurucu başkan olacak olan ben, gerekli işlemleri hızlandırmak için vakit ayıramaz durumda olduğumu gördüm. İşte bu sıralarda Cevher Döküm Kalite Güvence Müdürü Vecihi Gürses, Vestel Elektronik Kalite Yönetim Müdürü Fatin Yücel ile daha sıkı temasta idik ve İzmir Arçelik Süpürge fabrikasına işletme müdürü olan Tuğrul Fadıllıoğlu’da çalışmalara dahil olmuştu. Tuğrul’u Arçelik günlerimden tanırdım ve iyi bir ilişimiz olmuştu hep ben Eskişehir’de, o ise İstanbul’da olmasına rağmen.; sakin, güleryüzlü, çalışkan bir insan…Yanlış anımsamıyorsam, Tuğrul’un Süpürge İşletmesine müdür olduğunu duyunca telefon edip, görüşmüştüm. Arçelik, zaten Kalite Derneği’nin kurucuları arasında olduğundan, hiç çekinmeden bizim dernek kurma çabalarını Tuğrul’un Pınarbaşı’ndaki Arçelik tesisine taşıdım, o da duruma olumlu bakınca. Bu tesiste Derneğin şubesinin kurulması için bir iki toplantı yaptık Selim Güven, ben, Vecihi Gürses, Fatin Yücel ve Tuğrul Fadıllıoğlu ile çalışan bir, iki arkadaşın da katılımı ile. Bu toplantıların birinde çektirdiğimiz bir iki anı fotoğrafı hala durur.

Sonuç olarak, Tuğrul (ve Arçelik) şubeleşme için gerekli kolaylıkları sağladılar. Bu dönem, benim Vestel’deki son yılımdı (henüz bunu bilmiyordum) ve sıkıntılı idi. Bütün bunların etkisi ile işi Tuğrul’a emanet edince biraz geri çekildim, Şube yönetimine başkanlık için vs ayıracak vaktim olmadığı gibi, durumum elverişsiz idi. Öyle ki, şubenin organları oluşturulurken yönetime dahil olmak bile zor bir duruma geldi. Yasal izinler için gerekli evrakları bile arkadaşlara iletmedim, Selim Güven’e de durumu anlattım. Tuğrul Fadlıllıoğlu işi güzelce halletti, şube kuruldu ve geçici olarak Arçelik Süpürge tesisinin bir odasında faaliyetlerine başladı, Arçelik’den personel desteği bile alarak. İlk yönetimde kimler vardı anımsamıyorum. 

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Bir Kalite Güvence Müdürünün sıkıntıları :

Aşağıda iş hayatımın bu dönemine  ilişkin olarak  yazacaklarım eski iş yerini kötüleme vb olarak alınmamalıdır. Sadece, ülkedeki kalite manzaralarının bir parçası olarak o döneme ilişkin bir durum tesbiti yapacağım.

Vestel’deki sıkıntım kalite yöneticilerinin yaşadığı sıkıntıların tipik bir örneğidir. Daha sonraları buna çok rastladım, hala da rastlamaktayım. 1990 yılında Beyaz Eşya kanadında Kalite Güvence Müdürü olarak çalışmaya başladığım  firmada, 1995’e doğru ağırlaşarak hissetmeye başladığım sıkıntılar o yıllarda genelde ülkemizdeki ve tabii çalıştığım kuruluşdaki yönetim anlayışından, kalite yönetimine yaklaşımdan kaynaklanıyordu.   Vestel’deki sıkıntım tamamen firmanın mevcut durumu ile uyuşamamamdan kaynaklanıyordu; yoksa, bana git diyen, veya memnun olmayan falan yoktu. Elektronikde hızla büyüyen Vestel, beyaz eşya gamını tamamlayarak Arçelik ve Profilo gibi iki devle rekabet gücünü arttırmak amacı ile yatırım yapmıştı beyaz eşya imalatına. Güney Kore devi LG lisansı ve ortaklığı ile ülkede ilk mikrodalga fırını üreten bir fabrika kurulmuş, sonra burada çamaşır makinası imalatına da başlanmıştı. Ben şirkete geldiğimde buzdolabı fabrikasının inşaatı bitmek üzere idi. Görevim, daha önce de yazdığım gibi iki tesisi de kapsayacak biçimde bir toplam kalite yönetimi tesis etmekti, LG temsilcisi olan Kore’li amirimle birlikte. 

Vestel Beyaz Eşya, Vestel’in o yıllarda yaşadığı malum kriz nedeni ile önce Pekel Teknik A.Ş. ye dönüştü,  sonra da yavaş yavaş İtalyan beyaz eşya üreticisi Merloni’ye  satılmaya başlandı.  1994’e geldiğimizde operasyonlarda, hisseleri arttıkça  İtalyan yöneticilerin ağırlığı görülmeye başlandı, ki bu da çok doğaldı. Genel Müdür ve yardımcıları Türk, ben ve diğer Türk yöneticiler yerlerinde, ama imalat, tasarım, teknik birimlere İtalya’dan gelenler bulaşmaya başladılar.  Ben, Üretim Mühendisliği Şefi olarak çalıştığım Arçelik’den geldiğimde, önce ilk fabrika ve sonra kurulan ikinci fabrikadaki sistem dengesizlikleri ile çarpıldım adeta. Ortalık işçi kaynıyor, montaj bantları var, ama hat dengeleme yok, metod çalışması yok, operasyon planlama yok, kalite planlama yok…yani olması gerektiği gibi yok demek istiyorum. Yoksa, banyoda da yemek yiyebilirsiniz, yatağınızda da, çamaşırlarınızı da mutfakda yıkayabilirsiniz!….Bunları genel müdür, imalat müdürleri, teknik müdürler ve kalite kontrol müdürü ile paylaşmaya çalıştım ama, sonuç alamadım. Hatta, kendi işime bakmam bile söylendi. Kendi işim de firmada TKY çalışmaları idi! Çalışan sayıları ile üretim adetleri arasındaki ilişki, ürünlerin sahadaki performansları ile kalite kontrol faaliyetlerinin ilişkisi, maliyetler  vb alanlarda İtalyanlar gittikçe titizlenmeye başlayınca ortalık gerilmeye başladı ve bu, bana da yansıdı.  İtalyanlar kaliteden de, verimlilikten de, ondan da, bundan da memnun değillerdi. Sırası ile bazı yönetici arkadaşlarımızı gönderdiler. 1994 yılına kadar benim kalite kontrol ile doğrudan bir ilişkim yoktu, ancak kalite sisteminin sorumluluğu bende idi, artık nasıl oluyorsa?  1994 yılının sonuna doğru yaşanan bir problem sonucunda kalite kontrol da bana bağlanınca birden ben de İtalyanları, 4 yıldır iyileştirmek için uğraştığım problemler için karşımda buldum.   Ürün kalitesi ile yakından ilgilenen bir İtalyan yöneticiyle benim yıllardır çözülmesi için çabaladığım problemler için buzdolabı işletmesinin ortasında birbirimize bağırmamız benim için bardağı taşıran damla oldu.  Kalite Kontrol bana bağlanalı henüz 1-2 ay olmuşsa da adam haklı idi!. Bu tartışmayla bağlantılı bir  problemi görmek ve birşeyler yapabilmek  için bir müddet sonra apar topar Fransa’nın kuzeyi ve daha sonra ve İtalya’ya 10-15 gün için gittim.  Bu süre zarfında yaptığım şey sadece bir düzeltme faaliyeti idi, o kadar.   Canım çok sıkkın olarak işimi yaptım.  Fransa’da buz gibi koca bir depoda sadece kendi dillerini bilen Fransız işçilerle çalışırken İtalyanlar bir iki gün içinde yanımdan uzaklaştılar, ayrılırken de bana koca bir şişe 12 yıllık Glenmorangie  malt whisky hediye ettiler; dönüşte uğradığım İtalya merkez tesislerinde ise benden özür dilendi, çekingen gözlerle bakarak….(“Sizi bilseydik, siz olduğunuzu bilseydik, böyle davranmazdık…” )   Ama benim tadım kaçmıştı.   Eve döndüğümde isli malt viskisi bile tadımı yerine getiremedi diyebilirim

Kıssadan hisse : Üretim yönetiminde bilimsel yöntemleri izlemezseniz verimlilikten de, etkinlikten de, üretkenlikten de, kaliteden de bahsedemezsiniz.  Yani isterseniz bahsedin tabii de… sadece konuşmuş olursunuz. Mühendisler ancak güvenilir, anlaşılır, doğrulanmış rakamlarla konuşur…!    Oturulan  odanın kapısında Üretim Müdürü, Kalite Müdürü vb yazınca Üretim Müdürü, Kalite Müdürü vb olunmuyor! Bu konuya ileride tekrar döneceğim.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Sevgili Tuğrul Fadıllıoğlu’nun yönetiminde Kalite Derneği’nin İzmir Şube’si kendi yoluna gitti ve bir daha şube ile ilişkimiz olmadı.

1994 yılı son ayında Fransa’dan döndükten sonra, o zamanki adı ile BVQI – Bureau Veritas Quality International ‘ın (O tarihte bu şirket Bureau Veritas’ ın kardeş şirketi idi ve  belgelendirme faaliyetlerini yürütüyordu) Türkiye yöneticisi Serdar Uzel beni aradı telefonla.  BV İzmir ofisi için yönetici arıyorlardı.

UKAS Quality Management iso 9001 bureau verita...

Serdar’ı yıllar öncesinden hem Dernek çalışmaları hem de Ulusal Kalite Ödülü çalışmalarım nedeniyle tanır, sever ve güvenirdim.  Olumlu yanıtım üzerine BV Türkiye genel müdürü Mr. Janvier görüşmek için İzmir’e geldi. 3-4 yıl önce ISO 9001 belgelendirmesi için firma aradığımız dönemde (komik nedenlerle) işbirliğine gidemediğimiz Mr. Janvier ile görüşmemiz uzun sürmedi. 1995 Ocak ayında İzmir ofisinin hazırlıklarını tamamladım ve faaliyete başladık. Ofis, Gazi bulvarının deniz yakın tarafında geniş camlı, rahat bir yerdi. 1999 Nisan ayına kadar orada kaldım.

1995 yılında, BV  diğer alanlardaki faaliyetlerinin yanısıra kalite yönetim sistemlerine ilişkin danışmanlık ve eğitim hizmetleri, BVQI  ise belgelendirme faaliyetlerinde pazarda sağlam bir yer edinmiş durumda idiler.   Ben de, Kalite Derneği ve Ulusal Kalite Ödülü için yaptığım çalışmalar, yayınlanan kitaplarım, eğitim programlarımla (bkz. dizinin önceki bölümleri)  adı bilinir durumda idim. 1990-1995 arasında iş yaşantımda olagelen  gelişmeler sonucunda Bureau Veritas’daki yıllarımda ilk günden itibaren hiç sıkıntı çekmedim, ilk bir iki ay hariç…Sonra telefonlar durmadı…

Reklamlar

About Selçuk Aytimur

Yolun yarısını geçeli çok olmakla birlikte, bana hiç öyle gelmiyor daha
Bu yazı Genel, Yönetim içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s