2012 Yılına Girerken veya Yaşama ve Zamana Dair

Dünyanın güneşin etrafında bir turunu daha bitirmiş olmasının insan yaşamında önemi nedir? Dünyamızın  milyonlarca, milyarlarca yıldır etrafında dönüp durduğu Güneş sistemimiz de uzayda bir şeylerin etrafında tur atıyor, o da başka bir şeylerin etrafında ve nihayet Samanyolu galaksimiz de (Anglosakson lisanında Milky way) bir başka şeylerin etrafında dönüyor.   


 Nazım’ın deyişiyle dünyamız

“…yıldızların arasında bir yıldız,
                       hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
                       yani bu koskocaman dünyamız.                

 hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
                       yani bu koskocaman dünyamız.”

1990 yılında uzayın boşluğunda yoluna devam etmekte olan Voyager 1’in kameraları ünlü astronom Carl Edward Sagan’ın önerisiyle dünyaya doğru çevrilmiş ve dünyamızın eşsiz fotoğrafları çekilmişti. Nazım Hikmet yukarıdaki dizelerini yazarken hangi imgeler vardı  bir türlü dertten kurtulmayan başında bilemeyiz ama Voyager 1’in çektiği fotoğraflardan oluşan görüntüler şurada : http://www.youtube.com/watch?v=nl5dlbCh8lY&feature=related . Nazım Hikmet’in  güzelim şiiri Yaşamaya Dair ise burada : https://selcukaytimur.wordpress.com/2010/12/07/nazim-hikmet/ 

Şimdi rahmetli, sağlığında ise güzel bir insan olan bir arkadaşım vardı. Daha ortada hastalık ölüm konuları yokken arkasında bu dünyaya güzel yapılmış bir şeyler bırakmak istediğini söylerdi. Ben de aynı fikirdeyim. Lakin, bu ne kadar zor bir iştir? Ömürleri uzun olsun, çocuklarımız değildir arkamızda birşeyler bırakmaktan kasıt.  Yaşamak  ne kadar ciddi bir konu ise, arkamızda birşeyler bırakmak da o kadar zordur. Tabii, seçme hakkı da var…

2011 bitiyor, iyi güzel…de… ne yapalım yani? 2010 da bitmişti daha önce ve diğerleri de. Hep başlar ve biterler zaten. Aslında başlayıp biren bir şey yok, zaman kendi yolunda akıp gidiyor. Einstein’ın ünlü formüllerini ortaya çıkarırken olmuş olacak herşeyin zaten ortada ve orada olduğuna dair bir ifadesi vardı yanlış anımsamıyorsam.

Zaman konusu açılıdığında aklıma hep bilim kurgu dehası Isaac Asimov’un bazı kitaplarında bahsi geçen “Stasis” gelir.  Asansör gibi özel bir makinaya girilir ve Stasis’de inilebilir. Stasis’de zaman yoktur. Ne güzel! Oysa bizim zamanımız akıp gidiyor, nereden gelip nereye akıyorsa?

Hoş geldin yeni yıl, güle güle eskisi…hoplayalım, zıplayalım, eğlenelim. Adettendir, yeni yıl kutlu olsun diyeim, bolluk ve  bereket dileyelim.

Peki, o an geldiğinde arkada ne bırakılmış olacak?

Reklamlar

About Selçuk Aytimur

Yolun yarısını geçeli çok olmakla birlikte, bana hiç öyle gelmiyor daha
Bu yazı Yaşam içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s