Risotto Sever misiniz ?

Çok sevdiğim ve etkilendiğim  Fyodor Dostoyevsky’nin romanlarından birisinde, roman kahramanlarından birisi yağmurlu bir gecede bir kadını ziyarete gider. Adamın karnı açtır. Evin hanımı, mum ışıklarıyla aydınlanmış odada misafirine pilav ikram eder; tabii yanında votka ile…

Bu sahne, diğer bazı yazarların romanlarındaki bazı sahneler gibi, zihnime çakıldı kaldı. Belki bu sahne yüzünden beyaz pirinç pilavını (diri diri olacak) üstüne iri taneli karabiber serperek yemeyi çok severim. 

Eh, gel zaman git zaman, bir sürü şey gördük, yaşadık, yedik acısıyla tatlısıyla; yaşamaya ve yemeye de devam ediyoruz.  Tanışıklığımız olmakla birlikte evde pişirmeyi nedense hiç denemediğimiz risotto, Metro’da alış veriş yaparken küçük kızımız sayesinde eve gelmiş oldu bir müddet önce.  Evimizde ilk kez de küçük kızımız tarafından pişirilmiştir.

Arborio Rice and White Wine

Arborio Rice and White Wine (Photo credit: VancityAllie)

Bu risotto Arborio pirincinden yapılır ki normal pirinçden pilav yaparken beceremeyip de ortaya çıkarılan pirinç lapası ile alakası yoktur. Risotto, yapısı itibariyle suluca olmasına karşın pirinçler sertliğini korurlar ve “diş diş insanın ağzına geliyor” durumunda olurlar.  

 Risotto deniz ürünleriyle, tavuklu, sebzeli, etli vb olabilir, arzunuza göre…Aşağıdaki tarif enginarlı ve istiridye (veya kavak) mantarlı bir risotto tarifi. Bu sefer mutfakta bana eşim ve damat yardımcı oldular. Biraz acemilik çektimse de becerdim sayılır.

Malzemeler:

  • 2 su bardağı Arborio pirinci
  • krema
  • 4 adet enginar göbeği
  • 3 adet kırmızı yağ biberi (kapya)
  • 2 adet kuru soğan
  • 2 sap taze soğan
  • 1 adet yeşil biber
  • 2450 gram kadar istiridye mantarı
  • uygun miktarda soğuk bira.
  • Limon suyu
  • kesme şeker
  • tereyağı
  • parmesan peyniri
  • tane karabiber

İstiridye mantarının tam zamanıdır şimdi. Bulabildiğiniz kadar bulup yemenizi öneririm. Kapya diye de bilinen kırmızı biber de çok lezzetlidir. 

Mantarları, kuru soğan ve enginarı masaya koyun. Kesme tahtası üstünde mantar yapraklarını uzunlamasına kesin (jülyen derler, ne hikmetse…) Bunlar daha sonra pişirirken kırılacaktır zaten. Kuru soğanları bilinen şekilde doğrayın. Enginar göbeklerini de önce üçe bölün ve sonra da soğan doğrar gibi doğrayın ama çok da ufak olmasın. Hazırladığınız malzemeleri yayvan bir tencerede uygun bir miktar zeytin yağında pişinceye kadar kavuracaksınız. Bu işlemi yaparken, enginarların kararmaması için yarım limon suyu ve bir kesme şekeri de ilave etmeyi unutmayın.

Bu arada biralardan birisini içmeye başlayabilirsiniz.

Mantar, enginar ve soğan pişmekte iken, iki -üç taze soğan, bir yeşil biber ve üç kırmızı biberi  (kapya) salataya doğrar gibi doğrayın.  Karışımı  bir tavaya alın ve tereyağında kavurun (çok da öldürmeyin…)

2 bardak Arborio pirincini pişmekte olan mantar-enginar-soğan karışımına ilave edin. Biraz kavurduktan sonra suyu azar azar eklemeye başlayın. Bu sırada dört beş karabiber tanesini ekleyin. İsterseniz tuzunu da uygun miktarda koyabilirsiniz. Burası önemli. Su bire üç oranında olacak. Yani 6 bardak su ilave edilecek ama her seferinde bir bardak ve çektire çektire…Su ilave etmeye başladıktan sonra sürekli karıştırmak gerekli. Son bardak suyu ilave etmeden önce yarım paket kremayı tencereye ilave edin.

Son bardak suyu da ekledikten sonra,  pirinç suyunu çekmeye başladığında taze soğan-yeşil biber- kırmızı biber karışımını ilave edin.  Karıştırmaya devam edin. Dikkat edin de asla suyunu tam olarak çektirmeye çalışmayın. Pirinç hala sulu bir karışım durumunda iken ocağı kapatın ve bırakın biraz beklesin (biraz dedim ama soğumaya başlamasına izin verilemeyecek)

Tencereyi ocaktan alın, masaya götürün.

Bekletmeden tabaklara aktarın ve servis yapın. Risotto bekletmeye gelmez. Tabakta üzerine rendelenmiş parmesan peyniri ve en üste iri çekilmiş karabiber serpin. Tabağı azıcık fesleğen ve nane yaprakları ile süsleyin.

Yukarıdaki resimde risottonun yanında görünenler halis Tire köftesi olup, birbirlerine pek yakıştıklarını söyleyebilirim. Ama deniz ürünlü bir risotto yeseydim asla yanında balık falan yemezdim.

Reklamlar

About Selçuk Aytimur

Yolun yarısını geçeli çok olmakla birlikte, bana hiç öyle gelmiyor daha
Bu yazı Yemek içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Risotto Sever misiniz ?

  1. Sinan Terek dedi ki:

    Eline sağlık Selçukcum. Harika görünüyor. Eminim lezzeti görüntüsünden bile iyidir. Afiyet olsun!! Yine de ben ukalalık yapmadan duramam: Kendi versiyonumda son bardak suyu beyaz şarap olarak ilave ederim ve krema yerine labne peyniri kullanırım. Öyle de çok güzel oluyor. Bir not daha: Arborio pirinci bulamazsan bildiğimiz baldo ile bile yapılabiliyor amma bu pirinç daha az su çektiği için bire 3 değil, bire 2-2,5 filan su ilave etmek gerekiyor. Bir-iki kez yapınca oranı kendi ocağına ve ağız tadına göre daha iyi ayarlayabiliyorsun. 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s