Trafik, saygı ve bencillik üzerine

yayageçidiKaoru Ishikawa Toplam Kalite Yönetimi’nin insanlığa saygıyı esas aldığını söyler.

Ben bu ülkenin vatandaşıyım. Büyük, küçük değişik şehirlerde, ilçelerde bulundum, bulunmaya da devam ediyorum. Büyük şehirlerden birisinde de yaşıyorum. Yurt dışına da gittim defalarca. Doğal olarak pek çok çarpıcı farklılıklar vardır diğer ülkeler ve oralarda yaşayan insanlarla bizim ülkemiz ve insanlarımız arasında. Bunu zaten biliyoruz. Bizim daha iyi olduğumuz bazı alanlar da var, daha kötü demeyelim de zayıf olduğumuz alanlar da…Bunların da çoğu malumdur. Örneğin endüstride 100 yıl kadar gerideyiz- itiraz sesleri geliyorsa boşuna zahmet etmeyiniz 36 yıllık mühendislik yaşamım endüstri içinde geçti; karşılaştırmayı sağlıklı olarak yapabilecek durumdayım. Konu da bu endüstri falan değil zaten, konumuz insana dönük bu yazıda. Diğer ülkelerin bizden zayıf olan alanlarını da ortaya koyup bundan teselli bulmanın da çok yersiz olduğunu belirtip asıl konuya geçeyim.

Trafik konusunda diğer ülkelere göre garip bir durumdayız. Güneyimizdeki ülkelerin durumu da öyle zaten onları örnek olarak almayacağım.

Yıllar önce ABD’ye gittiğimde puro almak istedim. Karşıdaki benzin istasyonunun büfesinde satılıyormuş. Otelden çıktım. Otel kavşağa çok yakın. 4 şeritli yol.  Karşıya nasıl geçeceğimi düşünerek yürüdüm. Zira o dört şeritten sonra bir refüj ve ondan sonra bir dört şerit daha var aksi istikametten gelen araçlar için ve trafik vızır vızır. Kavşakta ışık da yok.  Kara kara düşünerek kavşağa yaklaştım ve o vızır vızır giden araçlar yaya geçidinden de önce duruverdiler. Korktum yola adımımı atmaya ve yürümeye devam ettim. Ben yürüyünce trafik de devam etti. Çekinerek geri döndüm. Ayağımı yola uzatır gibi yaptığım anda trafik yine durdu, hem de karşı yolun trafiği de…Böyle bir durumu kendi ülkesinde asla yaşamamış birisi olarak çok şaşırmıştım.

Küçük Avrupa ülkelerinden birisine gidiyorum sürekli olarak. Nüfusu bizim Karşıyaka kadar yok. Kendine göre bir endüstrisi ve gelişkin bir turizm sektörü var. Yollarda trafik ışıkları, yaya geçitleri var. Normal olarak oralardan geçiyor yolu insanlar. Ancak her yaya geçidi işaretinde trafik ışığı yok. Her yerde yaya geçidi de yok. Geçit var veya yok ayağınızı yola doğru uzattığınız anda trafik duruveriyor. Geçen seyahatlerimden birisinde beni fabrikaya aracıyla götüren arkadaş lafa dalınca bir yaya geçidine giren yayayı zamanında göremedi ve  geçivermek zorunda kaldı. Çok utandı buna Frank.” bu gün bencilliğim üstümde durmam lazımdı, özür dilerim seni de  rahatsız ettim” dedi.

Oralar Avrupa derseniz, şimdi sırada Kazakistan var. Çölün bittiği yerde ve Ural nehrinin ağzında bir şehir Atyrau.  Kendine göre de bir trafik yoğunluğu var. Atyrau bir eyalet merkezi. Büyükçe yaygın bir şehir ancak bu bölge çok gelişmiş değil. Gece otelden çıktık. Otelin önünde çok büyük bir meydan var. Meydanın karşısına geçmek için yürüyoruz kavşağa doğru. Işık yok kavşaklarda ama yaya geçidi var.  Çaresiz trafik seyrelinceye kadar bekler koşarak geçeriz refüje kadar ve orada tekrar bekleriz diye konuşuyoruz. Terbiyemiz öyle çünkü. Ancak anlaşılan Kazakların terbiyesi öyle değil. Yaya geçidine doğru ilerlediğimizi gören araçlar duruverdiler geçitten az önce daha biz yola erişmemişken. Hızlı hızlı yürüdük refüje kadar ve o sırada aksi istikametteki trafik de duruverdi. Yani yola falan bakmana gerek yok araç geliyor mu falan diye. Yürü sen, araçlar nasıl olsa duruyorlar!.

Aynı bölgede gece saat 21:00 çölde gidiyoruz. Ufak bir köye girdik. Kavşak var, trafik ışığı var  ve kırmızı yandı. Kimsecikler yoktu ortalıkta ve biz bekledik yeşil ışığı. Yol boyunca DUR işareti olan tüm noktalarda şoför mutlaka aracı durdurdu bekledi ve hareket etti.

Trafikte öncelik her zaman yayanındır.

Türkiye’de ise yaya hayvan bile değildir.

Yaya geçidi dışında bir noktadan karşıya geçmek için ayağınızı yola uzatın da görün neler oluyor! Yemediğiniz küfür kalmaz, ikaz kornalarının cayırtısı da cabası. Aynı durum yaya geçidi olarak işaretlenen alanlar içinde geçerlidir.  Yaya illaki trafiğin akmadığı anı kollamak zorundadır. Trafik varsa ve geçiyorsanız vay halinize! Üstünüze farlarını yakıp söndürerek ve kornaya basarak gelen – ve kesinlikle kör müsün yahu ben geliyorum diye söylenen- sürücüler üstelik sadece eğitimsiz, donanımsız insanlar değiller. Onların arasında üst düzey yöneticler, yöneticiler, hekimler, mühendisler , bankacılar, öğretim üyeleri vb dolu.

Yayaya yol vermek için duran araç sürücülerinin durumu çok zordur Türkiye’de. Arkadan gelen araçlardan  korna sesleri yükselir, farlar  yanıp söner ve bazıları iyice saygısız çıkıp duran aracın sağından solundan geçmeye çalışırlar. Bu sırada duran aracın şoförüne bakarak da söylenirler elbette.

Bütün dünyayı görmedim. Belki başka ülkelerde durum bizden daha kötüdür ki öyle bir iki tane biliyorum. Ama bundan bana ne? Kötü örnek örnek olamaz. Saygılı olmanın istisnası olamaz, trafikde de saygılı olmak gerekir. Araç sürmediği zaman başkalarına saygılı olan bir insan, araç kullanırken saygısız oluyorsa aslında saygısızdır. İstisnalar kaideyi bozmaz saçmalığı geçersizdir. İstisna varsa zaten kaide yoktur.

 

 

 

Reklamlar

About Selçuk Aytimur

Yolun yarısını geçeli çok olmakla birlikte, bana hiç öyle gelmiyor daha
Bu yazı Yaşam içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Trafik, saygı ve bencillik üzerine

  1. omer kipmen dedi ki:

    Selçuk Hocam ,
    Ben gitmedim ama Arab üllkelerinden birinden dönen bir arkadaşın anlattığına göre
    yollarda korkunç bir trafik kargaşası yaşanmakta ve tüm lüks arabaların üzerinde mutlaka bir vuruntu izine rastlanmaktaymış.
    Asıl komik tarafı çolde dümdüz geniş bir yolda giden arabalar karşıdan gelen arabalarla çarpıştıklarında sürücüler arabalarından inerek birbirlerine bağırıp çağırmadan karşılıklı tesadüf , ya tesadüf diyorlarmış;)
    tesadüf arapça tsd rastlaşma çarpışma anlamını taşıyor (Arapça ṣdf kökünden gelen taṣāduf تصادف “buluşma, çakışma” sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça aynı anlama gelen ṣadf veya ṣudūf صدف/صدوف sözcüğünün tefāˁul vezni (VI) masdarıdır.)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s