Bir karga(o) hikayesi

Bodrum taraflarında yaşayan bir büyüğüm var, arkadaşım ve meslektaşım. Adı O.Keepman olsun. O. Keepman’ın mandalina bahçesi vardır. Her yıl zamanı geldiğinde meslektaşlarına kilo kilo mandalina  gönderir kargo ile. Mis gibi kokuludur mandalinaları.

2016 yılı Aralık ayı sonunda yine mesaj gönderdi mandalina göndereceğine dair. Adres bilgilerimi tazeledim. Adı üç harfli olup burada gereksiz olan bir kargo kuruluşu ile göndereceğini bildirdi. Üstelik bu sefer pakete bir şişe de halis viski eklememiş mi? Eklemiş! Başladım dört gözle kargoyu beklemeye.

Bu arada bir seyahate çıktım kuzeye doğru; sabah 340 km git, çalış, akşam 340 km yol yaparak eve dönüş! Akşam olunca hava önce serinledi, sonra soğudu ve hava kararınca da yağmur başladı. İzmir Bursa istikametinde konvoy halinde giden araçların far ışıkları, dikiz aynalarından yansıyan far ışıkları, önümdeki araçlardan gelen kırmızı ışıklar, fren ışıkları, tekerleklerden sıçrayan çamurlu sular, yağmur damlaları ile güç bela gidilen bir yol oldu Bursa İzmir asfaltı. Akhisar’a yaklaşırken bir rampada bir kamyonun arkasında 60- 70 km ile ilerlemeye çalışırken solumdan da diğer araçlar bir gayretle solluyorlardı. Solumdan geçen iki araçtan sonra birden önümde beyaz büyük bir köpek beliriverdi yolun ortasında. Tam önümde! Direksiyonu biraz sağa kırıp firen yapacak ancak vaktim oldu. Aracın sol önünden tak diye bir ses çıktı. Arkamdan gelenler, solumdan geçip gidenler, yağmur falan durmak mümkün değil. Ancak 30 km kadar sonra bir benzin istasyonunda durup bakabildim araca; sol ön çamurlukta büyücek bir yırtık gördüm.  Güzelim köpek ölüp gitti yani. Ben vurunca sola savrulmuş ve ezilmiştir garibim.

Karnımın ağrısını gidermek için gidip kahve aldım istasyondaki kafeden. Pipomu yaktım, araçta biraz oturarak tekrar yola çıktım. Tam bir can sıkıntısı.

Bu sıkıntı bir kaç gün devam etti. Merak edenler olursa araç şu anda serviste, çamurluk komple değişecek.

Bu sıkıntı arasında Keepman’ın Bodrum’dan kargoyu verdiği firmanın Menemen şubesinden bir hanım aradı ve makinalı tüfek gibi ” kargonuz geldi Bodrumdan, içinde gıda maddesi varmış, biz getiremiyoruz ne zaman getiririz belli değil, bozulursa karışmayız gelin alın” buyurdu. Ve ben koptum!. Köpeği ezmişim, araba hasarlı, altımda araba yok, gelin alın dediği yer 20 km ve bizim buralarda taksi falan da yok ama kadın ayı şeyi tekrarlayıp duruyor. Sen kargo firması değil misin, ne demek getiremem. Getiremeyeceğin kargoyu almasaydın! “Nasıl getirmezsiniz sizi şikayet edeceğim” dedim.  Karşıdaki de yanıtladı bir rahatlıkla ki sorma gitsin:”Kime isterseniz şikayet edin!”  Öyle mi canım? Bir müddet bağırmadan sonra telefonu kapattım ve durumu Keepman’a bildirdim. Firmanın facebook sayfasını bulup oraya da şikayet yazdım. Firmanın müşteri destek hattını arayıp şikayetimi bildirdim. Kayıt açtılar ve Ege bölge müdürlüğüne illetiler. Keepman da üzüldü, kızdı bu işe ve o da Bodrum tarafından sıkıştırmaya başladı. Ben durmadım, firmanın facebook sayfasındaki duvara tekrar yazdım şikayeti, lakin yazdığını gönderince yok oluyor! Bu sefer bunların kendi gönderilerinden birinin altına yazmak aklıma geldi. Gördüm ki şikayet mesajı dolu. İki üç kere de ben yazdım. Herkese yazdıkları standart yanıtlar geldi bana da sonra da özel bir mesaj. Tekrar durumu anlattım. İncelediler ve durumu ilgili birime ilettiklerini söylediler 🙂 Ama kargo ortada yoook.

O. Keepman da Bodrum tarafından sıkıştırıyormış bu arada “adamın kargosunu götürsenize yahu” diye, bir taraftan da beni sıkıştırıyor ” ya gidip alsana şu kargonu getiremiyorlar işte diye. Bu arada komik bir şey de olmuş. Ben firmayı kargomu getirin diye sıkıştırırken Keepman da, haklı olarak sıkıldığından, o taraftan “adamın arabası tamirdeydi gelip alacak sakın geri göndermeyin” demiş firma “kargonuzu iade edeceğiz”  deyince 🙂 Bu curcuna arasında anlaşıldı ki bu üçharfli kargo firmasının bizim tarafa dağıtımı yok, yani güzergah dışıymışız. Ey bana telefonda “kargonuzu getirmiyoruz ne zaman getireceğimiz de belli değil”  diye çemkiren kadın, bana deseydin ya “efendim güzergah dışısınız kusura bakmayın, lütfen gelip alın kargonuz buradadır” diye!   Sonra nedir o “İstediğiniz yere şikayet edin” Bu nasıl bir muameledir müşteriye, bu nasıl müşteri odaklılıktır?

Çözüm olarak şunu buldum: üç harfli kargo firması kargoyu götürüp Domestik kargoya teslim edecek,  ben  de oradan alacağım ve masrafı neyse ödeyeceğim. Üçharfli ile acaip kavga ettiğimden artık hayatta gidip almam oradan zira. Keepman böyle bir talimat verdi, bana da mail ile kargonun Domestik’e verildiğini bildirdi. Ohh, olay bitti değil mi? Hayır bitmedi. Ertesi gün doğru Menemen Domestik kargoya gittim ama Üçharfli böyle bi paket vermemiş onlara. Sonradan ortaya çıktı ki bunu zaten yapamazlarmış.

Nihai çözümü şöyle sundum Keepman’e: kargoyu Domestik’e ver, ben alacağım. Dün telefonu evde unutup çıkınca bu da yattı ve Keepman ağabeyimizden inceden fırçaları da yedik akşam eve dönünce. Adam gitmiş Domestik’e ve onlar da “biz oraya götüremeyiz güzergah dışı” demişler. Tam 5 kez beni aramış 2 saat boyunca; akşam eve gelince ancak arayabildim kendisini. Oysa ben ona ver Domestik’e tamam, alacağım demiştim ama bir kere ortalık karışınca devam ediyor 🙂

Bu sabah tekrar telefonla görüştük Keepman ağabeyimizle, yine biraz tatlı fırça yedikten sonra kargoyu Üçharfliyle tekrar göndereceğini gidip almamı istedi. İtiraz ettim, “Domestik’e ver gidip alacağım beni öbürleriyle muhatap etme” dedim. “Yav” dedi, Üçharfli gelip kapımdan alıyor ( oda merkezden uzak) Domestik gelmiyor, şimdi senin için üstümü değiştirip 20 km yol gideceğim bu havada” diye söylendi biraz sonra “tamam be gideyim naapalım artık kalkıp giyineyim” diye ekledi yine söylenerek 🙂 Bu sefer de ben üzüldüm. Bu kargo firmalarının hepsi bir cins!  Telefonu kapattım duruma sıkılarak. Yahu bir mandalinasını yeyip, viskisini içmek kısmet olmadı adamın günlerdir. Eşim de yanımda idi telefon görüşmesi sırasında. “Söylesene, Üçharfli’ye versin, annemin evine göndersin!”  İşte tünelin sonundaki ışık! Derhal O. Keepman’ı aradım:

“Çıktın mı evdeeeen?”

“Yok giyiniyordum şimdi”

“Giyinme ağabey, Üçharfli kargoya ver, kayınvalidenin adresine gönder”

“Ulan bunu baştan niye böyle yapmadın?”

“Ne bileyim ağabey, şimdi hanım söyledi işte”

“Kadınların kafası her zaman daha iyi çalışır”

Yine biraz tatlı fırçaları yedim. Kargom yarın gelecek, gidip kayın validenin evinden alacağım. Nihayet! 🙂

Not : bu curcuna arasında iadesi söz konusu olan kargo yerine yenisi hazırlanan bir paket olmuş, şimdi ikisi birden geliyor. Çok yaşa O. Keepman 🙂

 

 

 

 

 

 

 

 

Reklamlar

About Selçuk Aytimur

Yolun yarısını geçeli çok olmakla birlikte, bana hiç öyle gelmiyor daha
Bu yazı Yaşam içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s