Orkestra şeflerine dair…

Yıllardır klasik müzik dinlerim. Sevdiğim orkestralar, şefler vardır; sevmediğim sefler ve yorumları da var bana ters gelen. Şef önemlidir orkestra için.  Orkestra şefi olabilmek için yıllar süren eğitim gerekli bunu biliyoruz da anlaşılan bu da yeterli değil, hem de hiç değil.

Benim bu konuda kendi düşüncelerim var ama bilgi sahibi olmadan sahip olunan fikirin beş kuruşluk değeri olmayacağından bu düşüncelerimi kendime saklıyorum. Nihayetinde ben sadece iyi bir dinleyiciyim o kadar!

Ruşen Güneş bu konuda der ki:

“Yıllar önce bir Türk arkadaş o zamanın önemli şeflerinden birinden ders almak istemişti. O şef de benim o zaman çaldığım orkestranın müzik direktörü idi.

Dedim “böyle, böyle sizden ders almak ister” Baktı bana:

“Şefliğin dersi olmaz”  dedi.  “Ama konuşmak isterse soru-cevap konuşabiliriz”

Şimdi gördüğüm şefler bir şeyin taklidini yapıyorlar hem burada hem orada. Kişilik hiç içine girmiyor; sanat kişilik istiyor.  Simon Rattle’ın ilk konserini hatırlıyorum. O zaman nasılsa şimdi de öyle,  kişiliği değişmedi. Müziğin üstüne gidiyor çalanın değil. Tennsted dirsekleriyle bir şeyler yapıyordu ama muazzam bir otorite, kişilik ve stil vardı. Solti de öyle…

Bu işin dersi olmaz. Kendi kendinin stilini yaratacaksın. Bu sahne üstü her çalıcı için de önemli. Ne var ki çalıcı ses çıkarıyor, şefte ses yok, sesi meydana getiriyor veya çalışıyor getirmeye. Operaya git,  herkesin rolü var. Rolün adı var. Hem söyleyeceksin,  hem oynayacaksın; o da bambaşka.  Onlara kişiliği eser vermiş. Şefliğin diploması olmaz, ne derseniz deyin. Diploması olduğu için de şef olarak kabul edilemez.

Hayatım orkestrada değil orkestralarda geçti. Hayatin her çizgisinde gördüğün gibi kişilik karşına çıktığında filmde olsun politikada olsun her yerde hemen farkına varılıyor. O yüzden diploma değil kişilik en öne gelen orkestra önünde olduğun zaman. Orkestracı insan sarrafı olduğu için bunun hemen farkına varır, hemen bakar bakmaz,  poz mu yapıyorsun yoksa gerçek misin?  Bu konuda diploma en büyük palavra.”

About Selçuk Aytimur

Yolun yarısını geçeli çok olmakla birlikte, bana hiç öyle gelmiyor daha
Bu yazı Müzik içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s