Endüstri Mühendisliğinin Kısa Tarihçesi

Bir sınıf arkadaşım bir önceki Endüstri Mühendisliği Nedir başlıklı yazıma ithafen “Taylor’dan da bahsetseymişsin” deyince, bizim meslek üzerine yazmayı planladığım bir yazı yerine önce bu yazıyı yazmak farz oldu.

Kalite yönetim sistemlerine ilişkin eğitimler veririm yıllardır. 2 günlük eğitimin birinci gününün sabahının tamamı kalite yönetim sisteminin köklerini açıklamak ve tarihçesine ve gelişimine ilişkin bilgi aktarmakla geçer. Çok genel esasları olan ve  toplam kalite yönetiminin prensiplerine dayanan (2000 yılından bu yana) ISO 9001 standardının gerekliliklerini anlatmaya (grup çalışmaları vb ile de olsa)  doğrudan geçmek hiç bir zaman doğru gelmedi bana. Fizik öğretmeni olsaydım da ilk derslerde Newton öncesinden başlayarak bu bilim dalının gelişimini, emeği geçenleri vb anlatırdım. Her bilim dalının arkasını, gelişimini merak ederim. Onu aktarmadan doğrudan asıl konulara geçmeyi  doğru bulmuyorum. Bizim mesleğin olmazsa olmazlarından yöneylem araştırmalarının arkasında yatanlar ne kadar ilginçtir mesela. Motion and Time study de öyledir. Çok zor bir bilim dalı olan quantum fiziğinin doğumu, gelişmesi, ilerlemesine ilişkin tarihçe de en az o bilim dalı kadar ilginçtir. Benim quantum fiziğini anlamam (anlamadığım pek çok şey gibi) elbette mümkün değil, o da başka mesele.

Kalite yönetim sisteminin endüstri tarihi içindeki gelişimi bizim mesleğin gelişmesi ile paraleldir. Aşağıdaki basit grafikte işaret ettiğim dönemlerde  kalite yönetimine ilişkin yöntemleri, esasları belirleyen kişilerle bizim mesleğin gelişimine imza atan kişiler in bazıları aynıdır.

Bir endüstri mühendisi “süreçlerin etkin ve verimli olarak yürütülebilmesi için…..”  var iken (Prof. Jane M. Fraser), bu aynı zamanda kalite yönetim sisteminin de temel anlayışlarından birisidir.

ky

Burada hiç bir şekilde endüstri mühendisi kalite yönetimi uzmanıdır (veya tersi) gibi bir şey kastetmiyorum. Sadece bazı önemli ilginç paralleliklere dikkat çekiyorum, o kadar. Bir başka ilginç nokta da kalite yönetiminin olmazsa olmazı olan sürekli iyileştirme çabalarında kullanılan tüm yöntemlerin endüstri mühendisliği disiplini içinde yer alıyor olmasıdır: yalın üretim, 6 sigma, istatistiksel kontrol vb…Bizim daha ağır başka araç ve yöntemlerimiz de vardır, o başka mesele. Bunu da ekledim ki kalite yönetim sisteminin içinde yer alanlar kendilerini endüstri mühendisi sanmasın 🙂

Profesör Jane M. Fraser “Introduction To IE” adlı kitabında bizim mesleğin gelişiminde önemli rol oynayanların büyük kısmına işaret etmiş. Kitabın ilgili bölümünü kopyalamak gibi bir niyetim yok. Sadece yukarıdaki grafik paralelinde kalite yönetimine ilişkin eğitimlerde andığım bazı isimlerden bahsedeceğim. Daha detaylı bilgi edinmek isteyenlere kitabı bulup okumalarını öneririm. Bahsedeceğim isimler o kadar önemli ki onların çalışmalarına, katkılarına ilişkin bilgi edinmeden kalite sistem yöneticisi olmak abesle iştigal gibidir; zira bu isimlerin çalışmaları kalite yönetim sisteminin temel taşlarıdır endüstri mühendisliği dediğimiz disiplinin gelişmesinde olduğu gibi.

Endüstri Mühendisliğinin tarihi sanayileşmenin tarihiyle iç içedir (Jane M. Fraser , Introduction To IE) :

  • Değiştirilebilir parçalar
  • Yeni güç kaynakları
  • Emeğin uzmanlaşması
  • Şirket – Kuruluş
  • Fabrika, Kuruluş ve yönetici
  • İşin analizi
  • Üretim bandı
  • İşçi hakları
  • II.Dünya Savaşı
  • II.Dünya Savaşından sonra Japonya
  • Programlanabilir kontrollar, bilgisayarlar ve iletişim teknolojisi

Bu yazı bu tarihçenin tamamını kapsamıyor.

1900 ve öncesi endüstrinin ayağa kalkmaya başladığı dönem. Ondan öncesinde de endüstri devrimi dediğimiz dönem var,  buhar gücünün kullanılmaya başlandığı vb dönem. 1700 lü yılların ortası ile 1800 arasında dokuma tezgahları başta olmak üzere pek çok alanda buhar gücü makineleşmenin yolunu açtı. Bu açıdan bakıldığında makine mühendisliğini takiben endüstri mühendisliğinin de tohumlarının atılmaya başladığını söyleyebiliriz. Diğer mühendislik dallarından önceyiz yani 🙂

Bu dönemdeki ilginç insanlardan birisi Eli Whitney ki endüstri mühendislerinin çoğu adını bilmez. Ben de bilmezdim kalite yönetimi ile ilgilenmeye başlamadan önce. Bay Whitney çırçır makinasını (Cotton gin) icat eden adam. Bakar mısınız yaptığına? İster yöntem geliştirme deyin, ister süreç iyileştirme sonunda verimlilikte bir sıçrama var. Daha sonra bu Eli Whitney 1800 de ağızdan doldurmalı tüfekler için (musket- misket tüfeği) değiştirilebilir parçaları imal etmeyi becermiş. Bu da endüstride bir başka devrim. Bu dönemde bir ürün üreten ürünün kalitesi hakkında da bilgi sahibi oluyordu.

Frederick W. Taylor bir başka ünlü isim bizim meslekte, meslektaşların çoğu bilir.  Frank M. Gilbreth  ve eşi Lillian Moller Gilbreth’i de biliriz pek çoğumuz. Bu isimler bizim meslekte “iş ve zaman etüdü”, “iş analizi” olarak bilinen teknikleri ortaya çıkaran isimler.  Taylor  1907’de metal kesme operasyonu üzerine bir makale yayınladı. Taylor işçilerin işlerini olabildiğince iyi-verimli yapmak için zorlanmalarının işin optimize edilmesi için verimli olmadığı düşüncesinde idi. 1909 yılında bizim mesleğin doğumunu müjdeleyen kitabını yayınladı Taylor: Bilimsel Yönetimin Prensipleri. Taylor burada işlerin – operasyonların basitleştirilmesi ve optimize edilmesi ile üretkenliğin artacağını önerdi. Bunu yanı  sıra işçilerin ve yöneticilerin birbirleri ile işbirliği içinde çalışmaları gerektiğini de önerdi. Bu düşünceler o yıllar için devrim niteliğindedir zira üretim tesislerinde yöneticiler ve işçilerin işbirliği içinde çalışmaları söz konusu değildi.

Frank M. Gilbreth ve Lillian Moller Gilbreth,  Taylor’un ortaya attığı işin parçalara ayrılarak basitleştirilmesi düşüncesinden yola çıkarak  iş ve zaman etüdüne ilişkin tekniği geliştirdiler. Üretim operasyonlarının analiz edilerek parçalara ayrı ayrılması, bir işçinin üretilen ürün üzerinde bir sürü operasyon yapmak yerine tek bir veya bir kaç sayıda operasyon yapması anlayışı işçilerin operasyonlarda uzmanlaşmasını ve beraberinde üretkenlikte artışı getirdi. Kitle üretimine hoş geldiniz!

1910 yılından sonra Henry Ford‘un otomobil üretim sürecindeki devrimi geldi.  1910  yılından sonra Ford otomobil fabrikalarında otomobil üretimi montaj bandı üzerinde,  alt operasyonlarda üretilen yarı mamullerin birleştirilmesi ile yapılabilir hale getirildi. Bu tam da  bizim mesleğin tanımına göredir. Montaj bandı dengeleme bir endüstri mühendisliği konusudur. Bu devrimi elbette Henry Ford bizzat  bulmuş değil. Bunu Ford’un fabrikalarında çalışan vizyon sahibi yöneticilerine borçluyuz. Üretim ölçeği şaşırtıcı duruma gelmişti. Montaj hattının kurulmasından sonraki ilk yılın (1913) T modeli üretimi 82 binden 189 bine çıkmıştı. 1916’da kadar 585 bin oldu. 1921’de 1 milyon, 1923’te 2 milyon otomobil üretildi (Jane M. Fraser). Artık kitle üretimi hayata geçirilmişti. Üretkenlik ve verimlilğin artması ile otomobil fiyatları düştü, satışlar arttı ve başka problemler belirdi.

Kitle üretiminin endüstrinin diğer dallarına da sıçradı. Kitle üretimi demek işçinin son ürünü asla görememesi ve ürün kalitesi üzerindeki etkisinden adeta soyutlanmış olması demektir. Kitle üretiminde üretilen yarı ürün ve ürün sayıları yüksektir ve tek tek kontrol edilmeleri mümkün değildir, üretime girdi olan ham madde ve malzemeler için de durum budur.

Shewart istatistiksel kalite kontrolun kurucusudur. 1920 li yılların başında ilk kontrol çizelgesini yayınladı ve bunu 1931 yılında yayınladığı  “Üretilen Ürün Kalitesinin Ekonomik Kontrolü” adlı kitap izledi. Bugün istatistik, istatistiksel kontrol endüstri mühendisliğinin önemli araçlarından birisidir.  Shewart sayesinde kitle üretimine girdi olan malzeme ve ham maddelerin girdi kontrollarını, üretim sürecindeki kontrolları ve bitmiş ürün kontrollarını değişik örnekleme tabloları ile yapıyoruz. Üretim sürecinin performansını, kalite seviyelerindeki dalgalanmaları izliyoruz yine istatistiksel kontrol yöntemleri ile izliyoruz.

İstatistiksel kalite kontrol tüm üretimde (ürün veya servis) kaçınılmazdır: ölçmezseniz bilemezsiniz (Deming). Buraya kadar hepsi iyi ancak bir problem vardı. Zira hala örnekleme var. Yani %100 kontrol yok! Bu da  pazara belirli ve önceden bilinen oranda hatalı ürünün sevk edilmesi demek oluyor. 2. dünya savaşında bu yöntemle üretilen ve savaş alanında görevini yerine getiremeyen araçlar, uçaklar, silahlar, patlamayan bombalar bilinen bir gerçek. Savaştan sonra yıllarca Almanya’da uçaklardan atılan patlamamış bomba temizliği yapıldı. Fransa’da “kırmızı bölge” (zone rouge) olarak adlandırılan bir alan buna bir başka örnektir. 1. Dünya savaşının kötü sonuçlarından birisi olan Kırmızı Alan  yaşama kapalıdır; zira savaşta ölerek toprağa gömülü kalan binlerce insan-hayvan kalıntısının yanı sıra milyonlarca patlamamış cephane var toprağa gömülü kalan!

2. dünya savaşı yön eylem araştırmaları olarak bildiğimiz bilimsel yöntemin de ortaya çıkış noktasıdır. YEA deyince aklıma ilk gelen isim Russel L. Ackoff. Daha pek çok isim var bu alanda, saymakla bitmez. Türkiye’de de Profesör Dr. Halim Doğrusöz hocamız vardır önde gelen isimlerden, Ackoff’un öğrencisi.

2. dünya savaşını takiben Deming‘inçalışmaları var: Deming,  Shewart ile birlikte  Bell laboratuarında çalışıyordu; istatistiksel kalite kontrol yönteminden çok etkilendi ve en büyük savunucularından birisi oldu. 1950 den sonra Shewart’ın istatistiksel kalite kontrol tekniklerinin yaygınlaşmasına öncü olmuştur Deming Japonya’da. Deming’in hikayesi uzundur; onu kalite yönetimi eğitimlerinde anlatıyorum 🙂  O sadece İKK savunucusu değildi. Üretim süreçlerinin etkin ve verimli olarak yürütülmesi, sürekli iyileştirilmesi için geliştirdiği yöntem (14 nokta) Japon endüstrisi tarafından benimsendi. 1970 lerden sonra Japon endüstrisinin geldiği nokta ortadadır.

Deming’in ilkeleri çalışanların yaptıkları işin iyileştirilmesine katılmalarını şart koşarak Taylor’un yaklaşımını adeta yıkmıştır.  Taylor’un klasik “Bilimsel Yönetim” indeki  çalışanın akli kapasitesi ile fiziksel  kapasitesinin ayrılması ve karar yetkisinin yönetimde olması  anlayışı yerini süreçte yer alan herkesin akli kapasitesini ve iş deneyimini kullanabilmesi için takım işbirliği  yaklaşımına bırakmıştır.

Son olarak, Endüstri Mühendisliği bölümünün ilk kez  Pennsylvania Eyalet Üniversitesinde 1908 yılında açılmış olduğunu da ekleyeyim.

NOT 1:

Bu gün meslekdaşım Onur Ataoğlu’ndan (ki kendisi “Japon Yapmış”, “Japon bunu da yapmış”, “Bak Japon’a yine ne yaptı” vb seri çok satan kitapların yazarıdır (Japon Yapmış gerçek kitap adı, kitapçılarda mevcut))) bir ileti geldi. Notu şöyle Onur Ataoğlu’nun:

“…Xenefon’un Cyropedia adlı eserinde şöyle bir pasaj var:
“Küçük şehirde yatakları, iskemleleri, tarla sürmeyi, masaları ve genellikle evleri de yapan aynı kişidir ve tüm bu işleri için yeterli sayıda müşteri bulursa memnun olur. Bir düzine mal imal eden tek bir kişinin bunların hepsini iyi yapması mümkün değildir; ama büyük şehirlerde, her bir mala çok talep olması sayesinde, tek çeşit mal üreterek hayatı idame ettirmek mümkündür, hatta o malın bir bölümünü üreterek bunu yapanlar vardır, öyle ayakkabı imalatçıları vardır ki kadın sandaletleriyle erkek sandaletlerini ayrı insanlar yapar. Bir zanaatkar hayatını sadece ayakkabıları dikerek kazanır, bir diğeri keser, üçüncüsü üst derilere şekil verir, dördüncü parçaları birbirine uydurmaktan başka iş yapmaz. Tüm zamanını ufak işle uğraşarak geçiren adam elbette o işi en iyi yapandır”
Taylor ve Adams’dan yüzlerce yıl önce, Xenephon bey üretim operasyonlarının bölünmesi konusunda gözlemlerini yazmış.

 

 

 

 

 

 

 

Reklamlar

About Selçuk Aytimur

Yolun yarısını geçeli çok olmakla birlikte, bana hiç öyle gelmiyor daha
Bu yazı Bilim, Endüstri Mühendisliği içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s