Mart Ayında Malta ve The Black Pearl

20190310_112749Mart ayı Malta’ya gelmek için pek de uygun bir ay değil. Bu küçük adada bir anda fırtınalar kopabiliyor aralıksız yağan yağmurla birlikte. Bu sefer  ben yine şanslı idim. Ben gelmeden önceki hafta olup bitmiş her şey. Burada kaldığım sürede açık mavi gökyüzü ve güneş oldu hep.

Hafta içinde  iş için sahalarda dolaşırken  öğleyin  daha önceden kararlaştırıldığı üzere Manoel Island’ın az ötesinde ve başkent Valletta’nın karşısındaki  Ta’ Xbiex XBX water front’a gittik. (Taşbeş diye okunabilir)  Efendim orası büyük bir marina (bir sürü marinadan birisi Malta’daki). Araca park yeri bulmak için 15 dakika harcadıktan sonra 500 metre kadar yürüyüp Mama Mia adlı restorana geldik. (https://www.mammamia.com.mt) Restoran deniz kenarında ve şehir içinde olduğumuzu da belirtmek isterim. Yani marina deyince şehir dışı falan değil. Ne yazık ki Mama Mia’da oturacak yer bulmak mümkün olmadı, millet kapıda sıra bekliyor. Burada daha önceki gelişlerimde yemek yemiştim, güzel yerdir. Mecburen bu sefer 700 mt kadar geriye Marina’nın girişine yürüdük. Orada The Black Pearl adlı bir tekne var karaya çekilmiş, öyle duruyor gibi kendi halinde…

The Black Pearl kocaman bir tekne.  Anladım ki tekne restore edilerek lokantaya çevrilmiş. Daha önce kamaraların olduğu bölüm ise akşam 17:00 den sonra bar ve pub olarak hizmet veriyor. 20190308_131100

20190308_131412

20190308_131429

Yemek için beklerken ise yine anladım ki bu Black Pearl öyle sıradan bir tekne  değil. 1909 da suya indirilmiş.  Tamamı ahşap. Ticaret teknesi olarak yapılmış zamanında. Sonraları bir ara ünlü Amerikalı oyuncu Erroll Flynn’ın olmuş (deniyor) … Bir iki kere batmış, kurtarılmış falan derken işte Malta’lı kardeşlerimiz tekneyi karaya çekip mis gibi bir restorana çevirmişler. https://the-black-pearl.business.site. Tekne çekimleri Malta’da yapılan Popeye filminde de rol almış ikinci kez batmadan önce.

Şu aşağıdaki köşe masaya oturdum. Canım çok istediği için ördek yedim bu sefer kırmızı şarap eşliğinde, başkent Valletta’yı çevreleyen yüzlerce yıllık surları seyrederek.  Yorucu bir gündü. 53243797_2094136860641338_4646065977501417472_oLokantayı işleten sevimli İskoç hanım ve İngiliz aşçıya teşekkürler.

20190308_140037

Dün akşam yemeği için ise yolum ünlü MonteKristo Estate’e (https://www.montekristo.com) düştü (yani beni oraya götürdüler 🙂 ) Burası devasa bir arazi üzerinde bir lokantalar, publar, düğün dernek alanları kompleksi. Halka kapalı bir hayvanat bahçesi, üzüm bağları bile var.  Burada pubda üretilen birayı içiyorsunuz taze taze. Isteyene alt ve üst katta Alman usülü yiyecek servisi de mutfaktan yapılabiliyor.

20190309_200858

20190309_200746

Pubdan sonra Çin Lokantasına geçtik. Adı Yuu Mei. Yuu Mei aynı zamanda bu güzel lokantayı işleten sevimli hanımın adı. Hafta içi olduğundan restoranda 3 masa dolu idi biz dahil. Aşağıda, fotodaki güzel çift ve tam görünmeyen iki güzel kız çocuğu ile birlikte idim yemekte. Sofrada adet olduğu üzere acılı ekşili sos, soya sosu ve talebim üzerine de bol acılı sos vardı. Acılı ekşili çorba, başlangıçlarda ve ara sıcaklarda çıtır ördek, karides dumpling, susamlı karidesli bir şey, çıtır tavuk vb aralıksız yeyince limonlu çıtır tavuk ve pirinç makarnasından oluşan ana yemeğe yer kalmadı ne yazık ki ve onu iptal ettirdim. 20190309_202126

Bu fotodaki arkadaşım Malta’ya indiğim gece  havalimanından doğruca bir Hint lokantasına götürdü beni : The Emperor of India.  Deneyimli olduğundan yemekleri o sipariş etti. Lokanta St. Julian’s adlı şehirde. 20190304_213054

Masada sağda toprak kabın içinde dilimler halinde Hint peyniri, ve metal kaplarda baharatlı soslarının içinde karides, tavuk, kuzu ve  dana biftek var.  Ek olarak da yasemin pirinci pilavı.  Her şey baharatlı ve nefis idi. Lakin bir insan ne kadar yiyebilir?  (https://www.indianmalta.com)   Hint mutfağından hoşlananlar için gidilecek en emin  yer Malta’da!   Hint mutfağı güzel,  bana göre değil ancak.

Yazıyı Malta’ya özgü bir kahvaltı ile sonlandıracağım. Bu görülen hamur işlerine pastizzi diyorlar. Pastizzi peynirli, bezelyeli, sebzeli oluyor ve yemesi çok güzel.  Peynirler mozarella topları altında gravyer vs, ve yanda da bacon ile malta sosisi duruyor. Malta’da iken sabah kahvaltıda ekmek yemiyorum bu pastizziler yüzünden; ancak Malta ekmeği nefis, yemeden geçmemek gerekir. 20190310_084422

 

 

About Selçuk Aytimur

Yolun yarısını geçeli çok olmakla birlikte, bana hiç öyle gelmiyor daha
Bu yazı Seyahat, Yemek içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s