ISO 9001 2015 madde 4.3-4.4-5.1-5.2-7.1-7.2-7.3-7.4 denetim soru listesi

ISO 9001 2015 kalite yönetim sistem standardının bazı gerekliliklerine ilişkin soru listelerini daha önce yayınlamıştım. Bugün de başka bazı maddere geldi sıra.

 

43

44

51

52

711 714

7151727374

 

 

 

Reklamlar
Yönetim içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bir Kasım gecesi

Bugün arabanın bakımını yaptırdım. Bu sürede işe yarar hiç bir şey yapmadım. Yağmur yağıyordu. Hala yağıyor. Eve döndüğümde hava kararmaya yüz tutmuştu. Tavukların yemlenmesi ve kümesin temizlenmesi gerekiyordu. Tavukları yemledim. Kümesi temizledim. Bunlar olurken 3 horoz arada bir birbirlerine girdiler, umursamadım. Tavuklar da umursamadılar, pıt pıt pıt yemlerini yediler kaplarından.  Yağmur kesilmişti. Kümesin çatısını kontrol ettim, sağlam. Tavukların su kabını doldurdum. Kümesi temizlerken karnı doyan ve tüneğe çıkmak isteyen tavuklar birbirlerine girdiler ama umursamadım. Temizlik bitince hepsi hemen yerlerine yerleştiler. Kavgacı horozların da sesleri kesildi. Yumurtaları da folluktan alıp kümesten çıktım. Yağmur serpiştirmeye başladı. Kümesten aldığım tavuk gübrelerini bahçeye savuruverdim. Yağmur başlamak üzere idi. Erir gider ve toprağa faydalı bir şey.

Eve girdim. Kediler hala ortada yoktu. Verandaya çıkıp mama konservesinin kapağını kutuya çarparak seslenince Norveçli ile Taşkafa koşarak geldi. Patilerini kontrol ettim, ıslak ama çamur yok. Yemeğe oturdular. Üstümdeki bahçe ceketini çıkarıp yerine astım. Prenses kedi Sürmeli hala ortada yoktu. Çıkıp yine seslendim, yine yoktu. Diğer iki kedi paçamda dolaşıyordu. Onlara gidip salonda beni beklemelerini söyledim. Gittiler, sonra geri geldiler. Kahve yaptım. Sıcak sıcak iyi geldi. Sırtımdaki  hala yarı terli tişört ve gömleğin üstüne polarımı giyip salonda koltuğuma oturdum. Kahvemi içerken dışarıdan miyav sesi geldi. Sürmeli hanım gelmiş, ıslak. Patiler temiz. Ona da mamasını verdim. Gidip banyo yaptım, salona indim. Norveçli kız Sürmeli kızı kovalamaya başladı, dövecek yakalarsa.  Ona bağırdım terbiyesiz kedi mealinde. Gidip salonda kanepenin arkasına girdi utancından. Üzüldüm.  Onun maması az gelirse siniri bozulur ve Sürmeli’ye saldırır. Bütün gün kuru mama yediler, konserve az geldi tabi. Yeni bir konserve açıp çağırınca koşarak geldi Norveçli.  Onu görünce Sürmeli ve Taşkafa da bize de ver diye geldiler. Üçüne de tekrar verdim.  Kendime de Bowmore koyup salona döndüm.  Kedilerin karınları doyunca kavga faslı bitti.

Hala yağmur ve gök gürültüsü. Şömineyi yakıp karşısına oturdum. Kediler de yerlerini aldılar ateşin karşısında.  kedilerBowmore bitti. Karnım acıktı. Zeytinyağlı brokoli ve tulum peyniri ve rakı alıp salona döndüm. Ben pek tv seyretmem; yaklaşık 13 yıl oldu. Mezzo kanalına bakarım arada bir.  Klasik müzik, bale falan olur. Bu akşam şansıma Bela Bartok’un keman konçertosu çıktı. Bela Bartok’u eleştirmek bana düşmez, kaldı ki eleştirecek nesi var?  Lakin ben ona nasıl tahammül edeceğim? Bu yazıyı yazarken konçerto bitti, gitti. Beynim kapanmış olmalı ki bir şey duymadım. Ardından da Lutoslawski bey’in 4. senfonisi başladı!. Yahu ilk üçünü bilmiyorum ki 4. yü dinleyeyim. Hala çalıyor. Sanırım bu yazı bitince tv kapanacak.

En iyisini kediler yapıyorlar. Şu durumdalar. 20171127_203008

Yazı bitmeden Lutoslawski de bitti ki çok mutluyum. Tahammül sınırlarıma gelmiş idi. Sırada Janine Jansen ve Brahms keman konçertosu varmış. İşte buna içilir! Brahms keman konçertosusu ağır başlı, orta yaşlı bir kadındır. Kahverengi, lacivert tonlarda giyinir, bazan yeşile de kaçar ve siyahı sevmez. Saçları genellikle topuz, ama bazan açılır, sarı saçlar dökülür omuzlarından beline kadar. Ağır ağır, tane tane konuşur, acele etmez, aceleye de gelmez. Sıkıştırırsanız tokadı yersiniz.

Hala yağmur yağıyor. Hala açım. Yemekte pilav, kıyma kavurma ve ıspanak var.  Taşkafa yanıma geldi. Sanırım kucağıma çıkacak. 20171127_204257

Yaşam içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Gerçek Yaşam Hikayesi

Aşağıdaki gerçek yaşam öyküsü rahmetli bir meslektaşımın eşine, Renan Uzer’e ait. Rahmetli meslektaşımı da burada  anmadan geçemeyeceğim: Turgut Uzer. Anlaşılan o ki Renan Uzer’in  parmakları becerikli, gözleri de açık; gözlemini akıcı olarak yazıvermiş. Ben de izni ile ondan alıverdim 🙂

“See the World, Come Home for Love.”

renan fotoİnsanın bir bavul eşliğinde yeni dünyalara açılabilmesi için ille onun yanında seyahat etmesi gerekmiyormuş. Birlikte bir adım dahi atmadan bir bavul bir insanı alıp, bilinmedik diyarlara götürüp, tanışmadık insanların hayatına sokabiliyormuş. İşte BEN…

Boston’da, 3 katlı ev tipinde, küçük, sıcak bir butik otelde kalıyorum. Odamın temizlenmesini daha fazla geciktiremeyeceğim için temizlik görevlisi hanımı odaya alıp, ben aşağıya oturma salonuna iniyorum. Salon aynı bir ev, aile salonu gibi, kanepeler, koltuklar, el halıları, sehpalar ile döşenmiş. Duvarlarda hem tablolar hem de otel sahibinin çok eski yıllara giden aile fotoğrafları var. Kucağımda bilgisayarım, kendi alemimde iken gözüm karşımda duran şömineye takılıyor. Bu ne keyifli yanar diye düşünürken , önünde duran bir adet koyu yeşil bavulu ve yanı başındaki kağıt poşeti fark ediyorum. Sonra bavulun üzerindeki etikette ne yazdığını merak edip ayağa kalkıyorum. Bu yazının, isim olmadığı belli, kumaş bir etiket ve iri yazılar. Kadınsı merakım devreye giriyor, bavulun başına gidip yazıyı okuyorum:

“See the World, Come Home for Love”

Bavulun yanı başında bir, iki dakika geçirip, gelip yerime oturuyorum. Ve sol omuzumdaki meraklı kuş tahminlere başlıyor: Bu bavul kesinlikle bir erkeğe ait. Ama böyle bir etiketi asla bir erkek kendiliğinden bavuluna takmaz. Olsa olsa etrafa, ”bu benimdir, gezip dolaşıp bana, eve dönecektir. Haberiniz olsun” mesajını vermek isteyen bir kadın takmıştır. Hoş olmasa da aklıma köpeğin işeyip etrafa “buralar benim bölgem haberiniz olsun” mesajı geliyor. Peki bu bavulun sahibi kaç yaşlarında? Bavulun tipi yeni modern bavullardan değil; sahip de genç değil, hatta bavulun yanındaki kağıt poşette hoş, kaliteli, bir erkek şapkası var ki o da atmışlı  yaşlara hitap eder gibi. Bavul sahibi kesinlikle beyaz, hiç bir zenci zevki belirtisi yok bavulda. Bavulun hor kullanılıp kullanılmadığına, temizliğine vs..vs..dikkat edip, oturduğum yerden kesin hükme varıyorum: Bavul sahibi atmış yaşlarında, orta halli, evli beyaz bir erkek.

Sonrasında bilgisayarımda yarım kalan işime dönüyorum. Yaklaşık yarım saat sonra alt merdivenlerden gıcırtılar eşliğinde bir adam tırmanıp geliyor. Bana selam verip bavulun yanına oturuyor. Geç atmışlı yaşlarda, kır saçlı, mavi gözlü, temiz pak, kaliteli giyimli….konuşkan Amerikalı başlıyor anlatmaya: “Boston Üniversitesi’ne geçici görevle geldim, bu akşam eve dönüyorum ama uçağım akşam saatlerinde, odadan çıkış yaptım ama hava alanına gitmek için çok erken, oyalanıyorum” diyor. Derken cep telefonu çalıyor, ben de içimden “Etiketin sahibi kontrol yapıyor” diyorum. Honey ile başlayan konuşmaların sonunda arayanın kızı olduğunu anlıyorum. Adamcağız sürekli hava alanına kimsenin gelmesine gerek olmadığını, bir taksiye atlayıp eve gideceğini vurgulamaya çalışıyor ama kız ısrarlı, illa gelip alacak. Adam kızını kırmadan, ikna etmek için o kadar çok konuşmak zorunda kalıyor ki, telefonu kapatınca bana dönüp izah etmek gereğini duyuyor: ”Benim için kimse rahatsız olsun, düzenini bozsun istemiyorum ama özellikle kızıma laf anlatamıyorum” diyor. Kızının bu düşkünlüğünden hem bir parça rahatsız hem de pek keyif alıyor yüz ifadesi ile.

Ben de hem bilgisayardaki işime devam edip, hem de kısa cümlelerle adama eşlik ediyorum ama konuşmayı esas o götürüyor, konu onun tercihine göre yön alıyor. Derken bavulunun ön gözünden bir not defteri alıp, bir şeyler not ediyor, bir yandan da hava durumu hakkında konuşuyor. Arada bir sessizlik olduğunda ben devreye girip, “Bavul etiketinizi sevdim, sıcak ve anlamlı” diyorum. Derken, bu cümlem ona yeni konuşma ufukları açıyor. “Bavul benim değil, eşimin bavulu, etiket de. Ben seyahate yalnız giderken benim bavuluma bu etiketi takardı, geçen sene vefat etti, bu bavulu ve etiketi ben devraldım, etiketin anlamı kalmadı ama hatıra”  diyor. Derken eşinin hastalığını, kaybını anlatıyor, bunu yaşamayan bilemez diyor. Ben de yorum yapmadan sadece başımı sallayıp, dediğini onaylıyorum. Bugün benim dinleyici günüm diye düşünüyorum. Karşılıklı oturduğumuz bir saate yakın sürenin sonunda, adamı senelerdir tanıyormuşum gibi hissetmeye başlıyorum. Geveze değil ama konuşkan yapısı sürekli yeni sohbet konuları açıyor.

Derken dışarıdan tek biplik bir korna sesi duyuluyor. “Bu benim taksi galiba” deyip saatine bakıyor. Camdan dışarı bakıp, şoföre el ediyor. Sonra bana dönüp “vedalaşma vakti” diyor. Elimi sıkıyor. Kağıt poşetteki şapkayı takıp, bavulu eline alıyor. Gelirken merdivenleri gıcırdattığından daha büyük bir gıcırtı ile aşağıya inip, gidiyor.

09/2012 Boston

Yaşam içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

Bir Viyolacının notları 5

Viyola ustası Ruşen Güneş’in anıları derya gibi. Bunların facebook sayfalarında kaybolup gitmesini istemediğimden burada yayınlamaya devam edeceğim kendisinin izniyle.

Her zamanki ufak tefek düzeltmelerle yazısı aşağıda:

“Kadro, simdi olmayan veya zor alınan (bir kadro idi). 1961 de Ankara Devlet Konservatuvarından  4 yaylı çalgıcı mezun olmuştu: Kemancılar Akşit Yücelen, Cengiz Özkök, viyola ben ve çellist Dogan Cangal.

Hem Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) hem de Opera orkestrası bizi istiyorlardı.

Bizim karar vermemiz için bir toplantı yapıldı Operanın altındaki CSO odasında. O zaman CSO salonu yok, konserleri Opera sahnesinde yapıyorlardı. Cüneyt Gökçer Opera Müdürü idi. O efsanevi sesiyle bir konuşma yaptı: ”Bize gelin hem hemen daha fazla para kazanırsınız (Menderes’ in büyük aşkı soprano sayesinde) hem de çakı gibi bir orkestramız var vs vs. Ve vardı gerçekten.

Sonra CSO Müdürü Mükerrem Berk konuştu o da o efsanevi sesi ile sahne üstünün çekiciliği anlattı. Büyük isimli solistler şefler turlar vs. Biz CSO yu seçtik. Cüneyt Gökçer toplantı sonunda ”Bu büyük bir olay, yarışma. Sanat dünyasında yarışma olmalı, ancak bu sekilde ileri gidilebilir” deyip ”Bize katılmadınız ama bu gün çok önemli bir gün” diye eklemişti teşekkür ederek onun kurumuna katılmak istemediğimiz halde. Seçenek en önemli konu olabiliyordu Ankara’da yav 1961de. Neredeydik ne olduk? Ve çok esaslı adamlar vardı sanat kurumlarının baslarında. Bir yaprak daha geçmişten; istediğin kadar göz yaşı dök veya UMUTla yaşa.”

Müzik, Yaşam içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bir viyolacının notları 4

ruşenViyolacımızın bu seferki notu ilginç bir anı. Herzamanki gibi İngilizce klavye ile yazılmış olan orijinalin orasını burasını düzelttim. Metni kolay okunabilmesi için 3 paragrafa böldüm, ve elimden geldiğince yazım kurallarına göre de düzelttim yazının orijinalliğini korumaya çalışarak.

“1960 devrim olmuş. Gürsel CB.  1961 CSO ya girmişim. 1962-3 gibi.  İngiltere’ye bir burs durumu var ama askerlik araya giriyor. Akşam konser var. Efsane CSO müdürü Mükerrem Berk çağırdı “ Dinle”  dedi “Hem Gürsel hem İnönü bu aksam konsere geliyor. Hemen konser bitince kız peşinde alıp başını gitme”. Uydum. Konser sonu aşağıda kokteyl gibi bir şey var. Beni çağırdılar. Gürsel ve İnönü yan yana oturuyorlar CSO salonunun altında.

İnönü ” Sen misin ” dedi ”bu yetenekli olan, dışarı gitmek isteyen?”

Mükerrem Ağabey ”Bakın paşam bir görün çocuğu” demiş. (İnönü) Birini çağırdı elime bir kart tutuşturdular. Ertesi günü Genelkurmaya gittim. Çok kırmızı yüzlü bir general  o kartın üzerine bir şeyler yazdı, dediği yere götürdüm. Tecilim oldu, İngiltere’ye gittim.

Yani bir gence ilgi gösterildi o zamanların stili ile. Tarihten bir yaprak. Ama kız olsaydım atla git, askerlik diye bir konu yok. Dönüşte ilk yapılan kontrolde pasaportum elimden alındıydı trende askerliğimi yapmadığım için. Kanuni Süleyman Sultan’ın çocuklarıyız ağabey yav. Viyana’yı almak için yüz bin kişilik ordusu ile gitmiş iki kez ama alamamış. Ama Mozart ve Viyana Osmanlı modasını almış yufkası ile Yeniçeri Müziği ile bas drum, triangle , cymbals ve Turkish March dedikleri. Her şeyde bir hayır vardır derler, o biçim.”

R.G.’e teşekkürler.

Müzik, Yaşam içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Yönetimin gözden geçirmesi üzerine…

Yönetimin gözden geçirmesi yönetim sistem standartlarının bir gereğidir. 2015 versiyonlarında ISO 9001 ve ISO 14001 madde 9.3 de bu gereklilik detaylı olarak ifade edilmiştir. Artık tüm yönetim sistem standartları yüksek seviye yapıya uygun olarak yazılmakta olduğundan diğer standartlarda da öyle olacak. ISO 9001 2008 de madde 5.6 da ifade edilmişti bu gereklilik ve ISO 14001 2004 de madde 4.6 da.

Aşağıdakileri okuduktan önce veya sonra madde 9.3 ü tekrar tekrar okumak yararlı olacaktır.

Standartları bir kenara bırakalım şimdi. Yönetimin gözden geçirmesi yönetilen sistemin politikalar doğrultusunda etkin ve verimli olarak uygulandığını, hedeflere erişmekte yararlı olduğunu görmek için yapılır.

Yönetimin gözden geçirmesi üst yönetim tarafından yapılan ciddi bir iştir.

Bir sistem  belirlenen bir amaç doğrultusunda davranan-davranması istenen, birbirleriyle etkileşim içinde hareket eden alt sistemlerden oluşan bir bütündür.  Bir sistem birbirleriyle etkileşim içinde, belirlenmiş olan amaç doğrultusunda uygulanan süreçlerin bütünü olarak da tanımlanabilir.

Bir sistemin amacı doğrultusunda hareket edebilmesi için  amaca uygun olarak kısa-orta uzun vadeli hedefler belirlenir. Bu hedefler uygun olduğu şekilde ve gerektiğinde yenilenebilir/değiştirilebilir.  Hedeflere nasıl erişileceğine dair hareket planlaması yapılır. Hareket planında öngörülen faaliyetlerin plana uygun olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği izlenir.  Hedefler belirlenirken  sistemin amacı doğrultusunda ilerlemesinde ve hedeflere erişmekte etkisi olan risklerin önlenmesi veya etkilerinin azaltılması veya fırsatların gerçekleştirilmesine ilişkin faaliyetler de göz önüne alınır. Hedefler,  amacı doğrultusunda, politikalarına uygun olarak kuruluşun sürdürülebilirliğini sağlamak için belirlenir üst yönetim ve yönetim ekibi tarafından.

Sistemin etkin ve verimli olarak çalışmasını sağlamak için ise sistemi oluşturan süreçler kontrol altında tutulur.  Bunun için kontrol noktaları ve bu noktalarda yapılacak izleme ölçme  sonuçları için kabul kriterleri belirlenir. Kontrol noktalarında süreçlerin performansı izlenir ve ölçülür.  Sürecin performansı hakkında kontrol noktalarında yapılan izleme – ölçme sonuçlarının  ilgili kabul kriterleriyle karşılaştırılmasıyla bilgi sahibi olunur.

Yönetim sistem standartları bağlamlarına göre yönetimin gözden geçirmesinde girdi olarak alınması gereken konuları açıklarlar. Bu konular izlenmesi, ölçülmesi, ölçüm sonuçlarının analiz edilerek bilgiye dönüştürülmesi gereken faaliyetler/konulardır.

Yönetim kurduğu ve kaynaklarını sağladığı sistemin belirlediği politikalar doğrultusunda, kuruluş amacına uygun olarak, etkin ve verimli çalışıp çalışmadığını görmek ister.

Yönetim sistem standarlarının 9.1 maddesi  nelerin izlenip, ölçüleceğini ve sonuçlarının analiz edileceğine ilişkin gereklilikleri açıklamaktadır; ancak elbette izlenip ölçülmesi gerekenler bunlarla sınırlı değildir.

Yönetimin gözden geçirmesi izleme, öçme ile elde edilen verilerin analizinden elde edilen bilgiler gözden geçirilerek, değerlendirilerek yapılır. Gözden geçirme sonucunda da gerekli görülen noktalarda geleceğe dönük iyileştirmelere karar verilir ki kuruluşun performansı artsın/iyileşsin. Gözden geçirmede esas alınacak minimum noktalar standartların 9.3 maddesinde tanımlanmıştır. Yönetim gözden geçirmesinin çıktısının iyileştirme fırsatlarına ilişkin kararları içermesi gerekir.

Yönetimin gözden geçirmesi bir sistemin olduğu yerde üst yönetimin kaçınılmaz faaliyetlerinden birisidir herhangi bir standart istese de istemese de, ve yukarıdaki yapılır.

Hal böyle olunca, gözden geçirmeye ilişkin kanıt/kayıt olarak bilgisayarda yazılıvermiş iki sayfalık  ona da baktık, bunu da konuştuk, şuna da baktık mealinde bir toplantı notunun yeterli olamayacağı açıktır.

Yönetim içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

ISO 9001 2015 Soru Listesi Madde 7.5 – 6.2 – 6.3 – 8.6

Bu kez de Dokümante Edilmiş Bilgi, Ürün ve Hizmetin Sunumu, Kalite Hedefleri ve Değişikliklerin Planlanması maddelerine ilişkin soruları aşağıda bulacaksınız.

İç denetimde denetim kriteri olarak sadece standard maddelerinin kullanılmasının yeterli olmadığını, kuruluşun kendi kalite sisteminin gerekliliklerinin de ( prosedürler, talimatlar, görev tanımları, spesifikasyonlar, teknik resimler, kalite planları, iş akış şemaları, kilit performans göstergeleri vb dokümante edilmiş bilgi ve uygulamalar…) esas alınması gereğini tekrar anımsatmakta yarar görüyorum. Sadece standard maddelerine göre yapılan bir iç denetim,  üst yönetime kalite yönetim sisteminin etkin olarak uygulandığı ve sürdürüldüğüne ilişkin bilgi sağlayamayacağından, standardın 9.2.1 maddesini karşılamayacaktır.

6263

751

7532

856

Yönetim içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın