Benim mutfaktan basit bir tarif

Bu sabah, patlıcan ve kaşar peynirinin  birbirine çok yakışmasından hareketle yeni bir tür omleti ikinci defa yaparak mükemmelleştirdim.

Ancak bu omletin yanında ekmek bandırılarak yenecek bir eşlikçisi var, sarımsaklı bir sos. Omlet tek başına çok güzel olmakla birlikte eşlikçisi ile beraber yendiğinde her şey daha güzel oluyor.

Malzemeler:

  • 2 yumurta
  • Patlıcan
  • Zeytinyağı
  • Kaşarpeyniri
  • mısır unu
  • süt

Eşlikçi için malzemeler

  • 1 kahve fincanına yakın zeytinyağı,
  • 2 tatlı kaşığı zerdeçal,
  • yarım çaykaşığı karabiber,
  • 1 tatlı kaşığı pul biber,
  • 1 çay kaşığı hardal tozu,
  • 1/2 çay kaşığı poy,
  • 3 diş sarımsak

Omletten önce sosun hazırlanması uygun oluyor. İşlem gayet basit. Bir kişilik tavada önce küçük halkalar halinde doğranan sarımsaklar zeytin yağında şöyle bir  cızırdayacaklar. Sonra baharatlar ilave edilecek ve karışım 2-3 kez karıştırılacak. Sonra ocağı kapatın ve omlete geçin. 20170305_110002

İki yumurta çukur bir kapta güzelce çırpılacak, çok incelmesin. Sonra bir çorba kaşığından biraz az mısır unu ve iki çorba kaşığı kadar süt ilave edin ve bir müddet daha karıştırın. Mısır unu, süt ve yumurta birbirine iyice karışsın; ancak fazla inceltmeyin çok çırparak.

Çırpma işlemi bitince 3 dilim kaşar peynirini küçük kareler halinde kesin ve bir tabağa alın. Kaşar peyniri için ölçü vermek çok zor olacak ama alttaki foto bir fikir verebilir umarım. Kaşar peyniri ve patlıcan miktarı omlet için önemli. Miktar çok olursa omlet omlet değil yumurta patlıcan peynir karışımına dönüyor ve az olursa bu sefer de lezzet azalıyor.  20170305_103408

Kaşar peyniri hazırlandıktan sonra orta boy bir patlıcandan altı ince dilim (bir cm den ince) kesin ve küçük kare parçalara ayırın. Sonra iki kişilik yumurta tavasında uygun bir miktar zeytinyağı ile patlıcanları yakmadan güzelce kızartın.  Kızarma işlemi bitince ocağı kapatıp patlıcan parçalarını peynir parçalarını koyduğunuz tabağa alın ve ikisini güzelce karıştırın. Alttaki fotodaki tabak bir kahvaltı tabağı olup karışımın miktarı hakkında bir fikir verebilir. 20170305_103842

Çırpılmış yumurta ve içine girecekler artık hazır olduktan sonra iki kişilik tavaya uygun bir miktar zeytinyağı koyarak tavayı büyük ocakta kızdırın. Ateşi orta dereceye getirip  tavanın tabanını kaplayacak biçimde çırpılmış yumurtayı usulca boşaltın. Tavayı bir iki defa hafifçe sağa sola, ve arkaya yatırarak yumurtanın tavanın çeperlerine de hafifçe yayılmasını sağlayın. Artık yumurtanın tabanı sertleşmeye başlamış olmalı. Ateşin kuvvetini ona göre ayarlayın.  Peynir – patlıcan karışımını tavanın tam yarısına hızlıca ve eşit olacak şekilde dökün. Artık sıra omletin sağda kalan boş tarafının geniş bir spatula yardımı ile soldaki dolu kısmın üzerine kapatılmasına geldi ki işin kritik kısmı da burası. Çok erken kapatmaya kalkarsanız olmuyor, geç kalınırsa da sertleşmiş oluyor ve kapanmıyor olması gerektiği gibi.  20170305_104418

İşte olması gerektiği gibi kapatılan.20170305_104622

Şimdi ocak tam açık olacak ve ters çevirerek omletin üstünün de kızarmasını sağlayın.20170305_104647

Artık yenmeye hazır bu. Daha önce hazırladığınız sosla birlikte sıcak sıcak servis yapın.

20170305_10484020170305_105010

 

 

 

 

 

Yemek içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Sebze kurusu ve tavukla kalem makarna

Makarnayı çok severim, pilavı da. Ekmeği hemen hemen sadece sabah kahvaltısında yediğim için diğer öğünlerde, özellikle akşam yemeğinde makarna veya pilavı mutlaka ararım.

Bugün bahçede tavuklar, toprak belleme, ağaçlar falan derken eve çok acıkmış olarak girince doğruca mutfağa yöneldim. Aklımda makarna var, buzdolabında da tavuk. Kemiksiz tavuk budu ve kalem makarna yapacaktım.  Lakin butları elime aldığımda birden zihnim parladı; butları küçük küçük bölerek pişireyim, tabakta makarnanın üstüne koyayım, tavuk soslu yani…İçimden bir ses “böyle sos mu olur yahu?” dedi. Hım, sos nasıl olur? Salça konur falan. Salça durumunu soruşturuken evimizde kendi domateslerimizden yapılan doğranmış kışlık domates çıktı ortaya. E buna acı biber salçası da yakışır, o da çıktı ortaya. Tavuk etini doğrayıp tavaya atarken birden aklıma geldi : “Bizim evde şu ete lezzet veren o şeyden yok muydu?”  Varmış o şeyden. “Dolabın üstüne bak, sebze kurusu kavanozu var orada”. Metro’dan aldığımız, çeşni denen bir şey o şey. İçinde kurutulmuş kereviz, pırasa, soğan, sarımsak, domates kurusu vs  parçacıkları olan bir şey. Malzemeleri düzünce işe giriştim.

Malzemeler:

  • 1 paket kalem makarna (penne)
  • Kurutulmuş sebze parçacıkları (çeşni) diye satılıyor
  • iki adet kemiksiz tavuk budu
  • Halis zeytinyağı
  • Ev yapımı kışlık domates
  • Acı biber salçası
  • Koyun peyniri
  • Kaya tuzu

Bu yemek için bir adet mikro dalga fırın da gerekli olup nedenini aşağıda göreceksiniz.

20170304_182814Önce makarna haşlanacak. Haşlama suyuna önceden bir tatlı kaşığı kadar kaya tuzu ve zeytinyağı koymak yararlı oluyor. Haşlama bitince makarnanın suyu süzülecek, haşlandığı tencereye uygun bir miktarda zeytinyağı konup makarna ilave edildikten sonra güzelce karıştırılacak, bu sırada tekrar tuz ilave edilebilir.  Sonra koyun tencereyi bir köşeye

Makarna pişerken tavuk butları küçük küçük doğranacak ve doğruca tavaya gidecek az bir miktar zeytinyağı ile sotelenmek üzere. Çok kuvvetli olmayan ateşte etler pişerken üstüne bir kaç tutam çeşni serpilecek.20170304_182444

20170304_183402Soteleme işleminin sonuna gelmeden tavaya  3 çorba kaşığı domates ezmesi ve bir çorba kaşığının 1/3 ü kadar da acı biber salçası eklenecek. Acı biber salçasını az koyuyoruz zira bileceğiniz üzere tuzlu kendisi. Soteleme işlemine bir müddet de böyle devam edilecek. Fazla ara vermeden karışıma bir çay bardağı kadar su ilave edilecek. Suyun tamamı çekilmeden ocağı söndürün. Artık biber salçası, domates, kurutulmuş sebze parçacıkları ve tavuk parçaları iyice birbirine karışıp tad alış verişini tamamlamış olmalı. İlave, tuz, karabiber, kırmızı biber falan koymak yok. 20170304_183811

Şimdi gelelim tekrar makarnaya. İnce bir dilim koyun peyniri ( istediğiniz bir başka cins kullanabilirsiniz, yeter ki sıcakta erisin, en azından yumuşasın) kesip makarnanın üstüne şöylece yerleştirin.20170304_184238

Şimdi bu tabak mikro dalga fırına girecek 30 sn kadar. Hem makarnanın sıcaklığı yükselecek, hem de peynir eriyecek böylece. Bu 30 saniye süresince sosu harlı ateşte şöyle bir tekrar çeviriverin. Makarnayı fırından alın, üzerine sıcak sosu koyun ve soğumadan doğruca masaya.20170304_184748

Dikkat edin, sos iki kişilik, iki tavuk budu kullanıldı 🙂

Afiyet olsun.

Yemek içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Yöneylem Araştırması teriminin çıkışına dair…

Ben  Endüstri Mühendisliği  okudum Orta Doğu Teknik Üniversitesinde. Efsane hoca Halim Doğrusöz’den ders alamamıştık ama bizim meslek dersimiz olan Operations Research, veya Türkçesi ile Yöneylem Araştırması’nda başta Ömer Saatçioğlu hocamız olmak üzere bize çok emeği geçenler çok olmuştur.

“Operations research” yerine yıllar önce ortaya atılmış ve cuk diye yerine oturmuş   olan “Yöneylem Araştırması”  terimi var. Bizim okuduğumuz dönemlerde biz kısaca OR der geçerdik. Hep bu yöneylem sözcüğünün nasıl çıktığını, kimin ortaya attığını merak etmişimdir daha sonraki yıllarda. Derken bu gün, bizim bir yazışma listemize gelen bir iletiden “yöneylem araştırması” teriminin çıkışını öğrendim.

İletinin içeriğini oluşturan ve Prof. Dr. Uluğ Çapar’a ait olan yazıyı aşağıda veriyorum. (Yazının tamamı aslında daha uzun ve başka konulara da değinmiş hocamız. Bizim konumuz dışındaki kısımları buraya almadım).

“…Ben bu terimin (Yöneylem Araştırması) türetiliş sürecine  şahit olmuş, hatta süreç içinde bulunmuş biri olarak değerli liste üyelerine bu konuda bilgi vermekle yükümlü hissettim kendimi. Benim tabii ödülü istemem çok garip olur, Hüseyin Eğinç’e ise “Şener Şen-Kemal Sunal” espri ödülü verilebilir !

Bu terimi geliştiren kişi şu anda turkmath listesinin üyesidir, arada yazılar da yazar. fakat “bu terimi ben ürettim” demek tevazuu ile bağdaşmaz. Onun için bu sessizliğini doğal karşılamak lazım.

Bu terimi üreten kişi sayın Prof.Dr. Barış Kendirli’dir ! Yani ‘Operations Research’= (OR) dalının Türkçe isim babası, Yöneylem kelimesinin mucidi Barış Kendirli’dir.

Hikaye kabaca şöyle :

Bundan yaklaşık yarım asır kadar once ! (daha doğrusu 51,5 yıl once) Turkiye’nin OR konusundaki ilk PhD si Halim Doğrusöz TÜBİTAK bünyesi içinde ilk OR ünitesini kurdu. Verdiği ilana başvuran 100 civarında adaydan 5 kişiyi kurucu kadroya dahil etti. Bu 5 genç bendeniz, Emin Gezen, Barış Kendirli, Muhittin Oral ve Çelik Parkan’dan oluşuyordu, (her yaşlı insan vakti ile gençtir !) Ben, Bariş ve Çelik İTÜ çıkışlı mühendislerdik. Emin Fransa’datekstil mühendisliği tahsili yapmıştı ve OR konusunda biraz birikimi vardı. Muhittin ise O.D.T.Ü. de yönetim bilimleri okumuştu. Bu unite devlet kurumlarından ve  endüstriden uygulamalı projeler almağa başladı. En önemli ikisi Keban barajı inşaatı iş planlaması ve Sümerbank reorganizasyonu idi. Keban barajındaki 3000 e yakın proje kaleminin optimal bir zamanlama ve iş sırası  içinde yürütülmesi için CPM , PERT ve rassal CPM gibi teknikleri uygulamağa çalışmıştık. Ha keza Sümerbank’ta da benzer araştırmalar söz konusu idi.

Her şey iyi fakat OR’ın Türkçe karşılığı olarak kullanılan “Harekat Araştırması” terimi biraz garipseniyordu. Gerçekte Genel Kurmay içinde böyle bir birim de vardı. “Harekat” çoğul eki dahil bütünü ile Arapça idi. Ordu ve savaşı çağrıştıryordu.  Kullanılan diğer karşılıklar “operasyonel araştırma” ve “işlemler araştırması” idi. Bunların ilki konuyu ordudan alıp hastaneye sokuyordu (!), ikincide ise “işlem” lafı çok geneldi, hiç bir şey ifade etmiyordu. “Operations Research”in meta-mot tercümesi için de başka bir yol gözükmüyordu. Onun için dendi ki dalın adını tercüme etmeğe çalışmak yerine dalı yeniden tanımlayalım.Bunun için bizlerden ve ilgili kişilerden öneriler istendi. Öneriler toplandı ve karar için konu ile ilgili herkes (bizim ünite, Genel Kurmay’da harekat Araştırması şubesi başkanı Albay Mehmet Karavelioğlu , İTÜ ve İstanbul Üniversitesi ‘nde konu ile biraz uzaktan da olsa ilgili Prof.lar  Faruk Akün ve İlhami Karayalçın, ayrıca dil kousunda Türk Dil Kurumu’nda bir iki  uzman bir konferansa davet edildi. Dil konularına da meraklı arkadaşımız Barış Kendirli bu konferansa  iki öneri ile geldi : “Erek-izlem araştırması” ve “Yöneylem Araştırması”. Ayıplı kelimeleri de çağrıştıran ilk öneri beğenilmedi, fakat ikincisini yani “Yöneylem Araştırması” nı herkes tuttu. Türk Dil Kurumcuları da kelimeyiçok fonetik ve telaffuzu kolay buldular. Böylece “Yöneylem Araştırması” adı resmileşmiş oldu. Dönemin aşırı sol dergisi YÖN ile bağlantılı gözüktüğü için dönemin siyasilerinden tepkiler geldi, fakat Halim Doğrusöz onları gayet güzel ikna etmesini bildi ve isim pekişti.

Halim Bey’in doktora hocası OR dalının kurucularından Russel Ackoff idi. Halim Bey Yöneylem Araştırması kelimesinin macerasını kendisine naklettiğinde  Ackoff bunun İngilizce tercümesini sormuş. Halim Bey de “Research on Directed Actions” diye İngilizce’ye çevirince Ackoff “Oho, that is much better than English name” demiş ve eklemiş “that means research on purposeful actions” (Kaynak : Halim Doğrusöz: Yöneylem Araştırması serüvenim ; YAD yayınları, 2009).

Peki sonra TÜBİTAK’ın Yöneylem Araştırması Ünitesine ne oldu ?

Ben, Barış Kendirli ve Emin Gezen matematik sevgilerimize mağlup olarak bir sure sonra birimden ayrıldık, matematik doktoraları yaptık. Bizlerden sonra Merih Celasun, Ömer Saatçioğlu, Ünver Çınar ve daha genç jenerasyondan  Çağlar-Sibel Güven , Osman Oğuz, Gündüz Ulusoy, Halim Doğrusöz’ün meşalesini daha uzaklara taşıdılar.  Barış Kendirli yakın zamanlara kadar Fatih Üniversitesi Matematik Bölümü başkanı idi. Muhittin Oral endüstri mühendisliği doktorası yaptı, daha sonraları Sabancı Üniversitesi kurucu dekanlarından oldu. Emin Gezen Dünya Sağlık Teşkilatında görevde iken Afrika’da ciddi bir felç geçirdi. Halen Cenevre’de WHO  gözetiminde tedavisi sürüyor. Çelik Parkan da OR doktorası yaptı, Hong Kong dahil bir çok ülkede görev yaptı ama şu anda izini kaybetmiş durumdayız. Bendeniz O.DT:Ü de 15, Yarmouk Üniversitesi (Ürdün)’nde 5, Bilkent’te 3, Doğu Akdeniz Üniversitesi (K.K.T.C.) ‘nde 12 , Sabancı’da 7 yıl çalıştıktan sonra emekli oldum.  28 ci Ulusal  Matematik  Sempozyumu  (Antalya) ‘nda üç konuşma ile özetini vermeğe çaliştığım “Genelleştirilmiş Fonksiyonların 4 yüzü: doğrusal, doğrusal olmayan, rassal ve sonsuz boyutlu distribüsyonlar” başlıklı kitabımı tamamlamağa çalışıyorum (yani Schwartz distribüsyonları (linear) ve ötesi). Bu konuda benimle yazışmak isteyen olursa mutlu olurum.

Uluğ Çapar”

Sayın Barış Kendirli’ye ve yöneylem araştırmasına emeği geçen tüm hocalarımıza selam olsun.

 

Bilim içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bir Çeşit Yumurtalı Ekmek

Bu gün yine evdeyim. Evde olunca ya yazılacak bir (kaç) rapor vardır, ya bahçede yapılacak iş vardır, ya alışverişe gidilecektir ya da hiç bir şey yoktur yapaılacak 🙂  Bu gün üçü de yok.  Ben de sabah kahvaltıda iki gün önce eşimin bulduğu bir tarifi denedim.

Bruşetta gibi bir şeye benziyor yaptığımız ve çok güzel oldu.  Bulabilirseniz gerçek köy yumurtası, halis zeytinyağı, güzel sucuk ve Kars kaşar peyniri kullanmanızı öneriyorum. Ekmek kesinlikle beyaz olmamalı. Gerçek esmer un veya tam buğday unundan yapılan özlü ekmek kullanın.  Bizim kullandığımız sucuk yaşadığımız yere yakın köydeki kasabın yaptığı sucuk. Bu sucuklar çok çabuk tüketildiğinden içinde marketlerde satılan sucuklardaki koruyucular yok. Sucuklar çok taze ve lezzeti olur hep. Sucuk yerine pastırma, salam veya jambon da kullanılabilir.

Bruşetta’ya benziyor diyorum zira bruşetta genellikle sarımsaklı olur ama bunda sarımsak yok, yakışacağını da düşünmüyorum. Kalın yeşil biber, kırmızı biber de yakışırdı ama evde olmadığından koyamadım, mevsimi değil.

Malzemeler:

  • İki büyük tam dilim ekmek
  • İki yumurta
  • Sucuk (kasap sucuğu)
  • İki kestane mantarı
  • Üç yaprak ıspanak
  • Kaşar peyniri
  • Zeytinyağı

İki büyükçe dilim ekmeği aşağıdaki gibi hazırlayın.  20170215_093703

İki büyük dilim kaşar peyniri ve sucuk küçük parçalar halinde doğranacak. Kaşar peyniri parçalarını iki yumurta ile birlikte ayrı bir kapta güzelce çırpın; kap bir köşede dursun. Sucuklar ise birazdan tavaya gidecek mantar ve ıspanak parçaları ile. 20170215_094936

Kestane mantarları ve ıspanak yaprakları güzelce yıkanacak ve kurutulacak sonra bir kesme camının üstünde küçük parçalar halinde doğranacak.20170215_094026

Doğranan mantarlar, ıspanak  tavada zeytinyağında öldürülecek, ancak fazla değil.20170215_094350

Sonra sucuklar eklenerek bir müdet daha ısıl işleme devam ama sucukları kurutmayın. Karışım hazırlanınca aşağıdaki gibi düzenledikten sonra tavaya içi boş ekmekler yerleştirilecek.20170215_095145

20170215_095229

Ekmeklerin tavaya değen tarafları  düzgün kesilmiş olmalıdır ki birazdan içlerine boşaltacağınız yumurta akıp gitmesin alttan. Ekmekleri yerleştirdikten sonra üstlerine yumurta ve kaşar peyniri karışımını eşit miktarda ağır ağır dökün. Bu operasyonda önemli nokta tavanın kızgın olması. Yumurta karışımını hızlı dökmeyin ki kızgın tavaya değen ilk yumurta karışımı ekmeklerin altına yapışıp sızmayı önlesin. Sonra  hiç beklemeden ekmek içlerini yerleştirin.  20170215_095617

Alt taraf pişince, ekmekler ters çevrilecek. 20170215_095714

Alt taraf da kızarınca tabağa alıp sıcak sıcak yiyoruz 🙂 20170215_100253

 

Yemek içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Uydurma börek :-)

Başlığı önce “tepsi böreği” olarak koyayım diye düşündüm ama sonra vazgeçtim zira bir ilginçliği olmayacaktı adın. Bütün börekler tepside pişirilir zira, öyle değil mi? Oysa bu bizim börek resmen uydurma bir börek ama tadından yenmez bir şey oldu 🙂

Bu börek geçen hafta ben peynirli omlet için karışımı hazırlarken eşimin evde yufka da vardı şeklinde duruma müdahalesiyle kendiliğinden ortaya çıktı ve bu hafta da kemale erdi.

Börek için gerekli malzemeler ve ekipman:

  • Ezine peyniri
  • lor peyniri
  • erzincan tulum peyniri
  • 2 yufka
  • dolu dolu 1/4 su bardağı zeytin yağı
  • dolu dolu 3/4 su bardağı bardak süt
  • 2 kök ıspanak  (taze olacak)
  • Orta boy tava (üst genişliği 26 cm)
  • 2 yumurta

Şunu belirtmekte yarar var. Bu böreğin bütün lezzeti kullanılan malzemesinde saklı. Erzincan tulum peyniri küçük tulum içinde, yağlı ve lezzetli, lor peyniri tadı tuzu kalmamış bir şey değil, kendi başına lezzeti olan bir peynir olmalı. Ezine peyniri de öyle. Bizde yumurta kümesten, zeytin yağı ve ıspanak bizim buralardan. E malum sebzenin, meyvenin bol yetiştirildiği, taze koyun, keçi, inek sütünün bulunduğu bir bölgedeyiz.

Süt, yağ ve yumurtalar bir tabakta güzelce çırpılacak.

Erzincan tulum peyniri, lor peyniri ve Ezine peynirinden bir karışım yapılacak. Bunun için önce Ezine peynirini küçük parçalar haline getirmek gerektiğini söylememe gerek var mı bilemedim ? 🙂 Erzincan tulum peynirini de küçük parçalar haline getirip sonra üç peyniri de karıştırıverin işte.

Ispanak ne küçük ne de büyük olmayacak şekilde kesilecek. Bu arada, iki kök ıspanak dedim ama bizim ıspanak kökleri maşaallah pek büyüktü. Siz bu kadar büyük bulamazsanız üç kök koyun, maksat yeşillik olsun.20170209_120326

Bir adet yufka tavanın ağzı büyüklüğünde kesilip içine yerleştirilecek. Artan parçalar parçalanarak tabandaki yufkanın üstüne bir sıra dizilecek. Üstüne  süt yağ yumurta karışımını gezdirilecek- ıslatacak kadar. Sonra sıra ile peynir karışımı serilecek, üstüne tekar bir sıra yufka parçaları dizilecek, üstüne süt yağ yumurta karşımı, üstüne peynir,  üstüne ıspanak, tekrar bir sıra yufka parçaları, süt yağ yumurta karışımı, üstüne peynir…yufka parçaları bitinceye kadar bu işlem devam. En üste yerleştirilecek olan ikinci yufka da tavanın kenarlarından 3-4 cm taşacak şekilde kesip artan parçaları da bu şekilde kullanılacak. Artık nihayet en üste kapak olarak yufka serilecek, üstüne süt, yağ yumurta karışımı ve tavanın  kenarlarından sarkan yufka da üstüne kapatılacak. Süt yağ yumurta karışımı az bir parça artabilir. Onu da börek piştikten sonra tavada çevirip börekle birlikte yersiniz.

Her ara kata konan peynir karışımı  için ölçü vermedim bilerek. Canınızın istediği kadar peynir koyun, bol olsun, peynirsiz bir şeye benzeme bu börek; lakin kaşar peyniri konulmayacak.

Tavanın kapağı kapatılacak ve pişirme işlemi başlayacak.

Bu uydurma böreğin pişirilmesindeki en kritik nokta, böreğin tavada ters çevirilmesi işlemidir üstününde güzelce pişmesi için. Alttaki foto böreğimizin güzelce çevrilmiş durumuna işaret etmektedir.

Böreğin altının piştiğini ve artık çevrilebilir kıvama geldiğini anladığınız an geniş ağızlı bir spatula yardımı  ve kapağında desteği ile ters çevirme işlemini yapın. Ancak çok dikkatli olun zira omlet değil çevireceğiniz şey, omletten çok daha ağır ve çevirmeye çalışırken her şey berbat olabilir.!  20170209_105835

Böreğin altı da piştikten sonra artık geniş bir servis tabağına alıp, dilimleyip yiyebilirsiniz. 20170209_105930

20170209_110136

Yemek içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Ayvalı omlet

Bu gün de uyanınca ilk işim her zaman ki gibi çay demlenirken kümeslere göz atıp tavukları ve horozları yemlemek oldu. Uyandığımda hiç bir yerim ağrımıyordu. Bir arkadaşımın 60 yaşını geçtiysen ve sabah uyandığında bir yerlerinde ağrı hissetmiyorsan öldün demektir sözü aklıma geldi dışarı çıkarken. Ama işte, bütün gece yağan yağmurdan sonra ortalık göl gibiyidi ve kümes ahalisi dört gözle beni bekliyordu. Ben öldümse onlar da mı geldi benimle canım? 🙂

Her neyse, dışarı çıkmadan önce buzdolabından iki yumurta çıkarıp bir tabağa kırmayı ihmal etmedim. Ben geri gelinceye kadar biraz ortam sıcağına gelirlerdi böylece. Tavukları yemlerken aklıma eşimin bir gün önce ortaya attığı ayvalı omlet fikdir geldi. Evvelki gün küp şeklinde doğradığı ayva parçalarını soteleyip yerken demişti bunu. Ben de bakmıştım ayva sotenin tadına ama bir şey anlamamıştım. Yine de denemeye değer bir öneriydi ayvalı omlet.

Eve geri dönünce kararımı bildirdim. Ayvalı omlet yapılacaktı. Tabakta bekleyen iki yumurtayı güzelce çırptım ve kenara çekildim.

Malzemeler :

  • üç dilim ayva
  • bir dilim patated
  • tereyağı
  • iki yumurta
  • kaşar peyniri

Ayva diliminden kasıt aşağıdaki fotoda görülen. Bizim ayvaların öyle çok iri olmadığını, orta boy olduklarını ekleyeyim; ağaç hastalandığından tam gelişemediler. Patates dilimi ise bir patatesi ortadan böldükten sonra elde edilen yuvarlak bir dilim.20170115_102246 Bunlar güzelce küçük küpler halinde kesilecekler ve tereyağı ile ağır ateşte sotelenenecekler. Tavanın iki ikişilik olmasına dikkat. 20170115_100605

Ayva ve patatesler sotelenirken bir tarafta yeterince kaşar peyniri küçük küpler halince kesilecek ve peynir parçaları yumurta ile güzelce karışıtırılacak. Soteleme tamamlanınca yumurta-peynir karışımını tavaya ilave edin. Yumurta tavaya döküldükten sonra hızla tavadaki malzemenin homojen dağılmış olup olmadığını kontrol edin. Homojen değilse bir çatal veya karışıtırma tahtası ile çabucak malzemelerin eşit dağılımını sağlayın.

Sonra omlet pişiyor işte. Afiyet olsun. Biz beğendik. Patates ayvanın baskın olabilecek kendine özgü tadı ile yumurtanın tadı arasında güzel bir köprü kuruyor. Kaşar peynirinin şu tost dilimleri denen uyduruk şeyden olmamasına dikkat edilmesini  öneririm.20170115_101202

Yemek içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Değişik bir Ayva Marmelatı

Bahçedeki ayva ağacımız bu sene bize küstü, sadece o değil, trabzon hurması da küstü, elma ve armut da. Küsme nedenini armut, limon ve mandalina için erken anladım ve onları zamanın da ilaçlamayı becermek suretiyle kurtardım. Diğerlerine ne yazık ki zamanında gereken ilgiyi gösteremedim işte. Elma ucundan kurtuldu ama meyvalarını, hem de çok sevdiğim mis kokulu golden, olması gerekenin ancak yarısı kadar  büyütebildi. Bir kısmını yedik, kalanlarını ise kargalar ve yere döküldükçe tavuklarımız afiyetle yediler. Trabzon hurmasının dallarındaki sayısız meyva da ceviz kadar kaldı, ağaç adeta yaşamaya küstü. Ayva ise dallarını dolduran meyvalarını olması gerekenin 3/4 ü kadar ancak büyütebildi. Bu problemin tekrarlamaması için gerekli önlemleri planladım, yağmurun bitmesini bekliyorum.

Bizim ayvanın meyvaları da lezzetli ve sulu olur. Bu yıl hastalanınca ne yapacağımızı bilemedik ve ağacın dallarında kaldı öyle, zira yenecek kıvama gelmemişlerdi. Kışla birlikte fırtına, don, kar bastırdı ve bu yakınlarda karlı bir günün sabahında ağaçtaki tüm ayvaların  yere düşmüş olduğunu gördük. Tavukları bahçeye saldıktan sonra eve geri döndüm büyükçe bir kap almak için. Döndüğümde tavukları ve horozları neşe ile ayvaları gagalarken buldum. Hım!  Tavuklar bunları yiyorsa bu ayvalarda iş var demektir. Onların haklarını bırakacak şekilde ayvaları topladım ve eve geri döndüm. Ayvaların  mutfak tezgahının üstünde, bir kısmı yemek masasının üstünde öyle kaldı. Bir iki kez yemeye yeltendim, ama olmamışlardı işte. Ayvalar eve girdikten 3-4 saat sonra ev mis gibi ayva kokmaya başladı. 3-4 gün böyle mis  gibi ayva kokuları arasında kahvaltı ettik, yemek yedik.

Bu gün eşim ayvaların kaderini belirledi: marmelat yapılacak.

Ayvalar dörde bölündü. Şu noktalar önemli : kabuklar soyulmadı, çekirdekler çıkarılmadı, göbekler temizlenmedi. Sadece, meyvayı dörde bölmeden önce altındaki küçük oyuntuyu temizledim, o kadar. 20170114_182551

Dörde bölünen ayva dilimleri rondodan geçirildi kabuk, göbek çekirdek ne varsa hep birlikte. Sonra düdüklü tencereye dolduruldular.20170114_133216

Yaklaşık 3 kilo kadar ayva koyduk tencereye ve 1.5 kilo şeker ve su ilave ettik. (Yanlış yazmadım şeker miktarını: bir buçuk kilo.)  Üzerine bir çubuk tarçının yarısı eklendi.Su ayva seviyesinin az üstünde olacak.img-20170114-wa0006

Tencerenin kapağı kapatıldı ve ayvalar bir saat pişirildi  bu şekilde. Bizim ayvaların tam olmamış olduklarını unutmayınız. İlk yarım saatten sonra yapılan kontrolda henüz pişmemişti ayvalar. Olgun ayvalar düdüklü tencerede bir saatten önce pişecektir çok büyük olasılıkla. Bir saat sonra ise tencerenin kapağı açıp bu sefer yarım saat daha pişirdik. Böylece hem suyu azaldı hem de kıvamı yerine geldi. Ocağı söndürmeden 5 dakika önce yarım limon suyu ve nohut kadar limon tuzu ilave edildi.

Ocaktan aldığımız marmelatı henüz sıcakken bu sefer elektrikli karıştırıcı ( hand blender) ile şööyle bir karıştırdık ki, o almadığımız göbekler falan da güzelce dağılsınlar.

Artık marmelat hazır.20170114_182709

20170114_181739

Ayva marmelatı yaparken ayvanın çekirdeklerini ve göbeklerini temizlemeyin. Ayva çekirdeği faydalıdır insan bedenine. Üstelik çekirdekler, pişirme sırasında jöle salgıladığından marmelatın kıvam almasına da yarıyor.

Reçel ve ya marmelat koyarken şekeri olabildiğince az kullanın. Şeker iyi bir şey değildir.

 

 

Yemek içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın